Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/5596 E. 2008/461 K. 07.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5596
KARAR NO : 2008/461
KARAR TARİHİ : 07.02.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 20.11.2006 … ve 2005/314 2006/418 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı ile davalı … vekilince istenilmiş ve davalı … vekili tarafından duruşma talep edilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 25.9.2007 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı … vekili Avukat … geldi, davacı vekilinin gelmediği anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteklerinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili asıl davada, borçlu … aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle borçlunun kendisine ait olan ve önce müvekkili şirkete noterde devredilen kooperatif hissesini diğer davalı Kemal’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini ve cebri icra yetkisi tanınmasını talep etmiş birleşene davada ise davalı borçludan aldığı kooperatif hissesinin davalı Kemal adına olan kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kemal vekili kooperatif hissesinin sicile güvenilerek satın alındığını, iyiniyetle hareket edildiğini, borçlu ile akrabalığı da bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif ise kendilerine husumet yönlendirilemeyeceğini, hisse devir sözleşmesinin kendilerine ibraz edilmesi durumunda tescil yapılabileceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı Kemal’in, borçlu yanında çalıştığı ve borçlunun acz içinde bulunduğunu bilebilecek durumda olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile alacak ve ferileri ile sınırlı olarak cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş, birleşen davanın ise hisse devri sözleşmesinin davalı kooperatife bildirilmemiş olmasından dolayı reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı Kemal vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 3.kişi Kemal’in borçlu olan ve birlikte çalıştıkları …’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğunun tanık beyanları ile anlaşılmasına bu nedenle tasarrufun iptali gerekeceğine (İİY. 280/II), davacı tarafça kooperatif hissesinin devrinden sonra yazılı olarak kooperatife bir başvurunun yapılmamış olmasına bu durumda davalı kooperatifin ikinci devre ilişkin üyelik kaydını tescil etmesinin yasa gereği olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekili ve davalı Kemal vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 4.576.90.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı …’ndan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 0.90.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davacı … Taş. San. ve Tic. AŞ’nden alınmasına 07.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.