YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5641
KARAR NO : 2008/1143
KARAR TARİHİ : 11.03.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan … Lastik Mamulleri Tic.A.Ş.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait olan kamyoneti muvazaalı olarak gerçek değerinden daha düşük bedelle davalı … ’e sattığını öne sürerek satış işlemlerine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan icra takibinin henüz semeresiz kalmadığı, borçlunun aciz halinin tesbit edilemediği ve davacı tarafça aciz vesikası ibraz edilmediği gibi borçlular ile 3.kişi arasında muvazaa yapıldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Bu tür davaları elinde kat’i (İİK.143.md.) ya da geçici (İİK.105.md.) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir.Ayrıca İİK.nun 278/2 maddesi uyarınca aktin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağış-
../…
– 2 –
2007/5641
2008/1143
lama hükmünde sayılacağı kabul edilmiş ve devamlılık arz eden yargısal uygulamalarla satış değeri ile gerçek değer arasında bir misli ve daha fazla farkın bulunduğu hallerde fahiş farkın varlığı kabul edilmiştir. Somut olayda borçlu şirketin bilinen adreslerinde 11.02.2006 tarihinde yapılan hacizlerde bu adreslerinden ayrıldıkları bu nedenle haciz işleminin yapılamadığı dosyadaki haciz tutanağından anlaşılmış olup yine borçlunun borcuna yetecek mal varlığının bulunmadığı da icra takip dosyasından anlaşılmakla haciz tutanağının İİK.nun 105.maddesi uyarınca geçici aciz belgesi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Yine 09.03.2007 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu edilen aracın satış tarihi itibariyle gerçek değerinin 3.500.00 YTL. olduğu buna karşın satış sözleşmesindeki satış bedeli ise 1.600.00YTL olarak gösterilmiş olmakla ivazlar arasında fahiş bir fark olduğu da belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece borçlunun aciz halinde olduğunun kabulü ile tarafların bildirdiği ve bildireceği diğer delillerin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.