Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/835 E. 2007/1184 K. 09.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/835
KARAR NO : 2007/1184
KARAR TARİHİ : 09.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta, meydana gelen 9.605.000.000 TL’sı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek davalı tarafın kusur oranına isabet eden 7.203.750.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranı ile hasar miktarını kabul etmediklerini ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 2.233.53 YTL’nin ödeme tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri ve diğer davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava TTK’nun 1301 maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece toplanan delillere göre, kaza tesbit tutanağında davalıların murisi …in asli kusurlu olarak belirlenmiş, mahallinde yapılan keşif sonrası alınan 7.2.2005 tarihli bilirkişi raporunda ise davacı … araç sürücüsünün % 67.5, davalıların murisi % 32.5 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 13.7.2005 tarihli
raporda, davacı taraf sürücüsünün % 100 oranında kusurlu, davalıların murisinin kusursuz olduğu belirtilmiştir. Kesinleşen Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/232 Esas 166 Karar sayılı dosyadaki bilirkişi raporuna göre, davacı taraf sürücüsü … ‘nun 5/8 davalıların murisinin 3/8 oranlarında kusurlu olduğundan cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Kesinleşen ceza mahkemesi kararı yargılamaya konu maddi olaylar yönünden hukuk hakimini bağlamakta ise de hukuk hakimi kusur yönünden ceza yargısında belirlenen kusur oranı ile bağlı değildir. Şu hale göre olayın oluş biçimine uygun görülen Adli Tıp Kurumunun 13.7.2005 gün 260/280405-241169/4143 numaralı raporlarına değer verilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: 1-Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı tarafın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 9.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.