YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1068
KARAR NO : 2008/3475
KARAR TARİHİ : 24.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan … Gübre ve Tarım Ürünleri Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. adına … tarafından haksız olarak alınan destekleme bedeli karşılığı olarak vadesi gelmiş amme alacağı bulunduğunu ancak Muhaffak’ın amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak için kendisine ait taşınmazlardan 412 ada 60 nolu parseli davalılardan …’e sattığını, ….’in ise …’ye sattığını, 654 ada 6 nolu parseli yine ….’in davalı borçl…k’ın annesi …’a, Maksude tarafından….ve … tarafından … e, …tarafından Maksude Uludağ ve …ya satıldığı, 999 nolu parselin ise … tarafından …e, … tarafından …a satıldığını öne sürerek yapılan satışların iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … ve …ve …. davanın reddini istemişler, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece borçlu Muhaffak’ın şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra taşınmazları sattığını, 4.kişi olan davalıların borçlunun ekonomik durumunu bilmediklerini ve
tasarruf tarihinde kesinleşmiş bir borcun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın zararının borçlu …’ın şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra doğduğu düşüncesi ile davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir. Eskişehir İdare Mahkemesinin 13.7.2001 tarih 2000/1210-2001/922 sayılı kararından anlaşıldığı gibi davalı …’ın şirket ortaklığından ayrıldığı 13.7.1998 tarihinden öncesine ait gerçekleşen 31 milyar TL yi aşkın zarardan adı geçen davalı borçlunun sorumlu olduğu belirlenmiştir. Limited şirketin hakim ortağı borçlu davalı …’ın taşınmazlarını devrettiği diğer davalılarla olan yakınlık ve akrabalık ilişkileri incelenmeli, tasarruf tarihi itibariyle taşınmazların gerçek değerleri ile satış değerleri belirlenmeli, belirlenecek gerçek değerleri karşılaştırılmalı, aralarında mislini aşan fahiş farkın bulunup bulunmadığına göre değerlendirme yapılmalı, borçlu ile doğrudan doğruya hukuki işlemde bulunmayan davalıların borçlunun durumunu bilip bilmedikleri üzerinde durulmalı, tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarda açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA 24.6.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.