Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/1122 E. 2008/3332 K. 18.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1122
KARAR NO : 2008/3332
KARAR TARİHİ : 18.06.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve Hacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın, çalınması nedeniyle sigortalısı olan davalı …’e mahkeme kararıyla 67.594YTL ödendiğini ancak aracın daha önce geçirdiği kazada hurdaya ayrıldığını, sigortalının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve bu beyanı açıklayarak sözleşmeyi yaptığını, ödediği tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar … ile Hacı … vasisi cevaplarında aracın çalınması üzerine durumun davacı sigortaya bildirildiğini ve sigorta bedelinin davacı tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı aleyhine açılan davada, davacı sigortanın kendilerine 87.594YTL ödemeye mahkum edildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 67.594YTL tazminatın 25.2.2004 ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalı …’den tahsiline; davalı Hacı …’e husumet yöneltilemeyeceği nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar … ve Hacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı Hacı …’in temyiz itirazları yönünden Hacı … hakkındaki dava reddedilmiştir. Adı geçen davalı temyiz dilekçesi vermişse de hüküm vasiye tebliğ edildiği halde süresi içinde temyiz harç ve masrafları da yatırılmamıştır. Açıklanan nedenlerle ve HUMK’nun 434. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2- Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı taraf aracın 15.12.1998 tarihinde ağır bir kazaya uğradığını bu kaza sonucu hak sahibine 8.730YTL ödediklerini, hurdaya ayrılan aracın hurda haliyle malikine bırakıldığını, bu olgulardan sonra araç malikinin 7.1.1999 tarihinde aracı tekrara acenta vasıtasıyla sigorta ettirdiğini, 1.3.1999 tarihinde de aracın çalındığının kendilerine ihbar edildiğini açıklayarak tekrar riziko bedelini istediklerini bildirmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı taraf, araç maliki tarafından haklarında yaptıkları icra takibinde takibe itiraz etmiş, bunun üzerine araç maliki tarafından itirazın iptali davası açılmıştır. Sigortacı, sözü geçen davada aracın hurda halinde bulunduğunu, tamirinin mümkün bulunmadığını, sigorta sözleşmesinin yapılmasında aracın durumunu bilemediğini, aracın bildirilen kaydına ve plakasına göre beyana itibar ederek sözleşmeyi akdettiğini, ancak aracın 1.5.2006 tarihinde Fethiye’de araç malikinin kocası Hacı …’e ait evin bahçesinde hurda halinde bulunduğunu, aracın bütün parçalarının sökülmüş olduğunu açıklamıştır. Arama sonucu jandarma karakolu tarafından yapılan tespit tutanağında da açıklanan olguların ifade edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın iddiaları, aracın hurda halde bulunmasıyla aydınlığa kavuşmuştur. Davalı taraf aracı ilk kazadan sonra tamir ettirdiğini iddia etmiş ise de kendilerinden istendiği halde tamirle ilgili bilgi ve belge sunamamışlardır. TTK’nun 1290. maddesinde sigorta ettiren kimse sigorta ettirdiği malın durumunu gerçeğe uygun biçimde bildirmekle yükümlü tutulmuştur. Sigorta ettiren gerçeğe aykırı beyanda bulunmuş ise sigortacı mukaveleden cayabilir. Yukarıda açıklanan durumu davacı taraf 1.5.2006 tarihinde tutanakla öğrenmiştir. Dava ise yasal bir aylık süre içinde açılmıştır. Aracın pert (hurda) olduğu, parçalarının da sökülmüş olduğu da aracın tespit tutanağında belirlenmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hacı …’in, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 2.737.48.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalılardan alınmasına 16.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.