Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/1291 E. 2008/4173 K. 19.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1291
KARAR NO : 2008/4173
KARAR TARİHİ : 19.09.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 6.12.2007 gün ve 2006/691 2007/566 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 16.9.2008 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine davacı … vekili Avukat … ile davalı Genel Sigorta AŞ. vekili Avukat …’nın hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin eşi olan …’e davalının trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini ileri sürerek, ıslah ile 56.275,13 YTL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, araç sürücüsünün 5/8, müteveffa …’in 3/8 oranında kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun ceza davasında toplanan maddi vakıalara uygun olduğu, davacı …’nin ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığı gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kabulüne, 56.275,13 YTL destekten yoksun kalma tazminatının, avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle gerektirici sebeple ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 2918 sayılı Kanunun 96’ncı maddesi hükmüne göre, zarar görenlerin tazminat alacakları sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının, tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur ise de,somut olayda davacının kazada zarar gören …’nin velisi olduğu ve olay tarihinden temyiz tarihine kadar geçen uzun süre içinde … için tazminat talebinde bulunulmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalı araç sürücüsünün 5/8, ölenin 3/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki, kusur durumuna ilişkin ceza yargılaması sırasında alınan iki bilirkişi raporu birbiri ile çelişkili olup, mahkemece araç sürücüsünün asli kusurlu kabul edildiği ilk bilirkişi raporuna itibar edilmiş, verilen karar henüz kesinleşmemiştir. Mahkemece, kusur oranının belirlenmesi için yeniden bilirkişi raporu alınmış ise de, rapor, ceza dosyasında kusura ilişkin ilk raporu düzenleyen bilirkişinin katıldığı iki kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenmiş olup, ceza dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişki giderilmemiştir. O halde mahkemece ceza dosyasındaki olgular da birlikte değerlendirilmek suretiyle, kusura ilişkin çelişkiyi ve itirazları değerlendirecek konusunda uzman İTÜ veya karayolları trafik fen heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi ve tazminata ilişkin hesaplamanın da belirlenecek kusur oranlarına göre hesaplanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 550.00YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.