Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/1414 E. 2008/3335 K. 18.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1414
KARAR NO : 2008/3335
KARAR TARİHİ : 18.06.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait davalı … şirketince kasko sigortası teminatı altına alınan aracın hasara uğradığını davalıya hasar ihbarında bulunulduğunu ancak davalının poliçe taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle poliçenin yürürlükte bulunmadığından bahisle herhangi bir ödemede bulunmadığını ileri sürerek 17.000.YTL hasar bedelinin kaza tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu ileri sürmüş, sigorta teminatının başlaması için peşinatın 4.5.2005 tarihinde ödenmesi gerektiği halde kazanın meydana geldiği tarihe kadar ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece peşinatın poliçenin düzenlendiği tarihten daha sonra ödenmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece sigorta piriminin kazadan sonra ödendiği ve bu nedenle sigortacının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı tarafın ibraz ettiği deliller arasında Ray Sigorta adına işlem yaptığı bildirilen …’ın kartvizitine (500.YTL …’ten kasko poliçesi peşinat ve taksitleri için alınmıştır. 6.5.2005) beyanı yazılmış ve paraf koyularak davacıya verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yazı altındaki imzanın Ömür ışık’ın imza sirkülerindeki imzası ile benzerliği
bulunmadığı gerekçede açıklanmıştır. Ancak bu yönde yapılan araştırma, inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Bu durumda mahkemece talep halinde ve gerektiğinde Ömür ışık çağrılıp açıklanan konuda bilgisine başvurulmalı, yazı altındaki imzanın kendisine ait olmadığını bildirmesi halinde gerekli görüldüğünde imzanın kime ait olabileceğinin kendisinden sorularak gerektiğinde imzaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.6.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.