Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/1543 E. 2008/3039 K. 05.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1543
KARAR NO : 2008/3039
KARAR TARİHİ : 05.06.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını ancak, zararın davalı … tarafından ödenmediğini açıklayarak, alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine 5.640,21 YTL asıl alacak üzerinden yapılan icra takibine vaki itiraz nedeniyle, itirazın iptaline, takibin devamına,avans faizine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, oluşan hasarın teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, trafik kazası münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK’nun 1269. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigorta şirketinden tazminat talep etmek hakkının da öncelikle rehin hakkı sahibine ait olması gerekir. Sigorta ettiren ancak sigortalı malın rehin alacaklısı olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda, poliçede rehin alacaklısı sıfatı bulunan dava dışı Akbank T.A.Ş. Bakırköy Şubesinin tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır. O halde mahkemece bu konunun res’en araştırılması, bankanın muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre; Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları`nın A.5.5 madde hükmü gereğince, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle, sürücünün münhasıran alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Böyle bir nedenle, hasarın teminat dışı kaldığının kanıt yükü de TTK’nun 1281. madde hükmü uyarınca, sigortacıya düşmektedir. Mahkemece bir nöroloji uzmanının da içinde bulunduğu bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak, olayın münhasıran (salt) alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, saptanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle,davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.6.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.