Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/156 E. 2008/2182 K. 28.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/156
KARAR NO : 2008/2182
KARAR TARİHİ : 28.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, sigortalısına ödediği 20.000.00 YTL tazminatın, ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, duruşmaya gelmemişler ve cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 10.781.84 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsü Servet Soran %100 oranında kusurlu olarak belirlenmiştir. 23.01.2006 tarihli bilirkişi raporunda davalı araç sürücüsü %40 oranında, davacı sürücüsü ise %60 oranında kusurlu bulunmuş, itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan raporda ise; davalı sürücü %70 oranında, davacıya sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu
olduğu kanaati bildirilmiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporuna göre hüküm kurulmuştur. Ancak kararda mahkemenin Adli Tıp Kurumundan alınan rapora değer vermesinin yeterli izahı bulunmamaktadır. Bu durumda, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin rapor alınarak tüm delillerin değerlendirilmesi sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
3-Davalı …’nun maliki olduğu aracı kazadan önce Viranşehir Noterliği’nin 04.09.1995 tarih ve 3985 yevmiye nolu satış sözleşmesi ile dava dışı … ’a satarak zilyetliğini devrettiği anlaşıldığından, olay tarihinde malik ve işleten sıfatı bulunmayan davalı … hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerekirken diğer davalı ile birlikte tazminattan sorumlu tutulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 28.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.