Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/1675 E. 2009/150 K. 22.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1675
KARAR NO : 2009/150
KARAR TARİHİ : 22.01.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı şirkete kasko sigortalı … plakalı aracın trafik kazası sonucu hasarlandığını ve hasar tutarının davalı şirket tarafından ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2006/5064 esas sayılı icra dosyasında yaptıkları takibe vaki itirazın iptaliyle, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmemesi nedeniyle ispat külfetinin davacıya geçtiğini bildirip, hasara ve faize itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2006/5064 esas sayılı icra dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 7.947,53 YTL asıl alacağa 06.04.2006 tarihinden itibaren 4489 Sayılı Yasanın ½ bendinde belirlenen oranda faiz ( yıllık %25’i geçmemek üzere) uygulanmak suretiyle takibin devamına ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK.nun 1269.ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.unci maddesi hükme gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin … sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, sayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece, dain ve mürtehin sıfatı olan bankanın muvafakatı olup olmadığı araştırılmalı, bankanın muvafakatı sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılmalı, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.01.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.