YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1804
KARAR NO : 2008/3220
KARAR TARİHİ : 12.06.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalılar …. ve … ile Sağlık Bakanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı, vekili, müvekkiline kasko sigortalı … plakalı aracın, davalılardan … Sağlık İşleri Genel Müdürlüğünün maliki, ….’nin trafik sigortalısı, Harun Tanışık’ın sevk ve idaresindeki …plakalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip, kusur oranına göre fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.792.789.500TL. tazminatın 07.06.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi açısından poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …. vekili, istenen faizle ilgili dava harcı ödenmediğini, kusura ve zarara göre poliçe limiti ile sorumlu olacaklarını, 08.12.2004 tarihinde talep edilen alacağın davacıya havale edildiğini ancak davacının bu ödemeyi kabul etmeyerek iade ettiğini ve temerrüde düşmediklerini bildirerek, faize, istem tarihine ve türüne itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Genel Müdürlüğü Sağlık İşleri genel müdürlüğü tebligata rağmen cevap vermemiştir.
Davalı Harun Tanışık’a tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı Harun Tanışık hakkındaki davadan feragat edildiğinden anılan davalıya yönelik davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüyle, 3.585.579.000 TL tazminatın 07.06.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar …. ve … ile Sağlık Bakanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1.HUMK.nun 434. maddesine göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekilinin katılma yolu ile harcını yatırmadan temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2.Mahkemece verilen kısa kararda davanın rapora göre kabulüne (raporda, davacının alacağı miktar 896.394.750 TL. olarak belirlenmiş), dava konusu paranın davacı tarafa ödenen kısmı yönünden ödeme tarihinden itibaren 08.12.2004 tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği halde, gerekçeli kararda, davanın kabulüne, 3.585.579.000 TL.’nin 07.06.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek, kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılık oluşturulmuştur. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas,1992/4 Karar sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağı içtihat edilmiştir. O halde kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar …. ve … ile Sağlık Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, bozmanın sebeb ve şekline göre davalılar …. ve … ile Sağlık Bakanlığı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı … AŞ’ne geri verilmesine 12.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.