YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1911
KARAR NO : 2008/5139
KARAR TARİHİ : 06.11.2008
MAHKEMESİ : İzmir Asliye 7. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekilince istenilmiş, dahili davalı … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 4.11.2008 salı günü davacı vekili gelmedi. Dahili davalı … vekili Av. … … … geldi. Diğer davalılar gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf Avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … … aleyhine icra takibi yaptıklarını borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle borçlunun davalı …’e muvazaalı olarak borçlanmasına ilişkin ve başlatılan takipte alacağın diğer davalı …’a temlikine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı … tarafından borçlu aleyhine başlatılan takipte 2002 yılında borçluya babasından intikal eden hisse için haciz konulmasına rağmen 2006 yılına kadar satışa geçilmediği bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı ayrıca davacının takibe başlamasından sonra da alacağın dahili davalıya temlik edilmesinin de muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, icra takiplerinin yürütülmesinde
takip edilen yöntem ve sürelere, davalıların takibinde haciz mevcut olduğu halde 4 yılı süre ile satış istenmemiş olmasına ve alacağın davacı takibindeki haczi müteakip olarak davalı …’a temlik edilmiş bulunmasına ve davalıların birbirlerini tanımasından dolayı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak kastı ile hareket ettiğini biliyor ya da bilebilecek durumda olmalarına davalı …’nin 3.4.2002’de … hakkında icra takibi başlattığı halde bu takibini akim bırakarak 23.2.2006 tarihinde haciz talebinde bulunarak canlandırmasına bu tarihin alacaklı …’in alacağına ilişkin bononun tanzim tarihinden sonraya ve yakın bir tarihe rastlanmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, duruşmada vekille temsil edilmeyen davacı yararını duruşma vekalet ücreti taktirine yer olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 778.00 YTL kalan onama harcın temyiz eden davalılar’dan alınmasına 06.11.2008 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞIOY YAZISI
İİK’nun 277. ve onu izleyen maddelerini dayalı tasarrufun iptali davası, borçlunun mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarruf üzerinden alacağın tahsilini sağlama yetkisi veren kişisel bir davadır.
İptal davasının dinlenebilmesi için … dava şartları vardır. Kesinleşmiş icra takibi, aciz belgesi, ve … bir
alacakla birlikte bu alacağın tasarruftan önce mevcut bulunması da gereklidir. Alacaklı borçlanmanın gerçekleştiği tarihte borçlunun mal varlığını bilerek işlem yaptığından borcun doğumundan önceki tasarruflar iptal davasına konu yapılamaz.
Somut olayda tasarrufa konu takip 3.2.2002 tarihinde yapılmış olup davacı alacağına dayanak senedin tanzim tarihi ise 17.1.2006 tarihidir. Dolayısıyla tasarruf borcun doğumundan önceki tarihlidir. Uygulamada bona ve çek gibi kıymetli evraka sonraki tarihlerin atıldığı, veya önceki tarihte doğmuş alacağı teminen sonraki tarih itibariyle tanzim edildiği sıkça görülmektedir. Dosyadaki senedin taraflar arasındaki ticari ilişkinin bakiye borcu karşılığı tanzim edildiği taraf isticvap beyanlarından anlaşılmaktadır.
Mahkemece alacağın 3.4.2002 tasarruf tarihinden önce doğup doğmadığı irdelenmemiştir. Sonucu itibariyle … süre takipsiz bırakılsa bile hukuken geçerli olan tasarrufa konu takip tarihinden önce alacağın doğup doğmadığı dolayısıyla dava … şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tesbit edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle … çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.