YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/192
KARAR NO : 2008/1594
KARAR TARİHİ : 31.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, borçlu davalı …’ın hakkındaki icra takibini karşılıksız bırakmak amacıyla Şanlıurfa Merkez … Köyü 605 parsel zemin kat 57 nolu dükkan ve depoyu 19.11.2004 tarihinde 20.250.00.YTL bedelle torunu olan davalı …’a sattığını ancak dükkan’ın halen borçlu tarafından kullandığını alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapılan satış işleminin muvazaa nedeniyle iptalini talep etmiştir.
Davalı … takip konusu senetlerin oğlunun borcu için kendisine silah zoruyla imzalattırıldığını davacıya borcu olmadığını suç duyurusunda bulunularak davanın reddini savunmuştur.
Davalı … dava konusu taşınmazın davalı dedesi tarafından …’ya satıldığını daha sonra kendisinin aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davanın kabulü ile davalı …’ın 19.11.2004 tarih 8302 yevmiye ile davalı …’a satmış olduğu Şanlıurfa ili Merkez … Köyü 605 parselde kayıtlı zemin kat 57 nolu dükkanın 15/4524 arsa paylı taşınmazın mal kaçırma gayesi ile satışının yapılmış olduğu anlaşıldığından davalının tasarrufunun iptali ile İskenderun 2.İcra Müdürlüğünün 2005/2592 esas sayılı takip dosyasındaki 47.000.00.YTL’ alacak miktarını karşılayacak kadar kısım için
../…
-2-
2007/192
2008/1594
İİK.nun 277. maddesi gereğince davacıya cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Alacaklının bu tür bir iptal davası açabilmesi için elinde kesin veya geçici bir aciz belgesi bulunması gerekir. Bu bir dava koşuludur. ve hakim re’sen araştırmak zorundadır. Öte yandan haczi kabil ve borca yeter derecede başkaca mal bulunmadığı takdirde bu konuda düzenlenecek haciz tutanağının da aciz belgesi yerine geçeceği aynı kanunun 105. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda İİK.nun 143. maddesi kapsamında kat’i aciz belgesi sunulmamıştır. 10.8.2005 tarihli haciz tutanağında ise borçlu ödeme taahhüdünde bulunmuş, alacaklı vekili fiili haciz yapılmasını istememiştir. Davalı borçlunun 23.8.2005 tarihli mal beyanı dilekçesinde bildirdiği evinde de yapılmış bir haciz yoktur. dolayısıyla 10.8.2005 tarihli haciz tutanağı İİK.nun 105/son fıkrasında belirtilen unsurları taşımadığından geçici aciz belgesi olarak kabulü doğru değildir.
Ne varki yerleşik uygulamalara göre davacı aciz belgesini davanın her safhasında ibraz edebilir.Hükmün bozulmasından sonra dahi aciz vesikasının ibrazı mümkündür. Davacıya borç ödemeden aciz vesikasını ibraz etmesi için süre verilmesi delillerin ikmali ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentta açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 31.3.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.