Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2077 E. 2008/3767 K. 07.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2077
KARAR NO : 2008/3767
KARAR TARİHİ : 07.07.2008

T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, İtfaiye Daire Başkanlığı’na ait …, dava dışı …’in kullanımında iken, davalı şirkete kasko sigortalı araca çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, kaza nedeniyle davalıya ödenen 2.631.00 YTL tazminatın şoför …’den rücuen tahsili için açılan davanın, sürücünün kusursuz olduğu anlaşılmakla reddine karar verildiğini ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini belirterek, 2.631.00 YTL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, 2918 sayılı KTK’nun 109. maddesinde belirtilen iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, KTK.’nun 109. maddesi uyarınca, kaza tarihinden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşmeye alacağın istemine ilişkindir. Davalı, süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunmuştur.
Dava konusu trafik kazası 22.09.2002 tarihinde meydana gelmiş, davacı … trafik kaza tespit tutanağındaki kusur oranına göre, 13.12.2002 tarihinde 2.631.00 YTL ödeme yapmıştır. … 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/42 Esas, 2004/219 Karar sayılı dosyasında, davacı tarafından kurum sürücüsü …
aleyhine açılan rücuen alacak davası, davalı sürücünün kazada kusursuz olduğu gerekçesiyle reddedilmiş ve vaki temyiz üzerine Yüksek Yargıtay 4. H.D.’nin temyiz incelemesinden geçerek 14.06.2006 tarihinde kesinleşmiştir. B.K.’nun 66. maddesine göre, haksız iktisaba ilişkin dava, mutazarrır olan tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğunu ıttıla tarihinden itibaren bir sene geçmesiyle ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren on senenin geçmesiyle sakıt olacağı yönündedir. Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, tüzel kişilerde bu zamanaşımının başlangıcı, dava açmaya emir vermeye yetkili makamın ıttıla tarihidir. Somut olayda, davacı kurum yönünden zamanaşımı, dava açmaya emir verme yetkisi olan makamın, kurum şoförü aleyhine açılan rücuen alacak davasının kesinleştiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yılık süre işlemeye başlar. Bu durumda dava bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmıştır. Mahkmece işin esasına girilerek, deliller toplanmalı sonucuna göre bir karar vermik gerekirken zamanaşımından davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.7.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.