YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2090
KARAR NO : 2008/3771
KARAR TARİHİ : 07.07.2008
T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı … halinde iken, İSKİ tahliye rögarından çıkarak yol üzerine akan su nedeniyle sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırıma çarpması sonucu hasara uğradığını, olayda davalıların asli kusurlu olduklarını belirterek, sigortalısına ödediği 9.220.00 YTL’den, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 3.457.00 YTL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri,idari eylemden kaynaklanan ve hizmet kusuruna dayalı davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan davaya bakmakla idare mahkemeleri görevli olduğundan, davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik
bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi ile belediye hakkında verilen hükmün onanması gerekmiştir.
2- Dava, TTK.’nun 1301.maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun l8 nci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın l2/ll.maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.
Davalı İSKİ’nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun’da, bu kurumun Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklandığına göre, bu kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 2560 sayılı Kanuna tabi olan İSKİ’nin “gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle TTK.nun l8/l nci maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan (TTK.nun 3 ncü maddesi) davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini YHGK.nun 2l.09.l983 gün ve Esas l980/ll – 272l Karar, l983/823 ve YHGK.nun 29.ll.l995 gün Esas l995/ll – 647 Karar l995/l043 sayılı kararlarında benimsenmiştir.
Bu durumda tacir olan İSKİ ile davacı … arasında haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğu göz önünde bulundurularak, işin esasına girilmesi, taraf delillerinin toplanarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile davalı Belediye hakkında verilen hükmün onanmasına; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.