YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2271
KARAR NO : 2008/3637
KARAR TARİHİ : 01.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 20.579.00 YTL’sı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, davalının %87.5 kusur oranına isabet eden 18.007.00 YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.187.74 YTL’sı tazminatın 8.9.2005 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava TTK 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-HUMK’nun 275. ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Trafik kazalarında tarafların kusur oranlarının tespiti ve hasar bedelinin hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır. Bu durumda, uzmanlığı belli olmayan bilirkişilerden kusur oranı ve hasar bedeli konusunda alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece ceza dosyası da getirilerek konusunda uzman İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek bilirkişi veya bilirkişi heyetinden kusur oranı ve hasar bedelinin saptanması için rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekir.
3-Kabul şekli yönünden, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın %90 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili dilekçesinde, davalı tarafın 87.5 kusur oranına dayalı olarak dava açtığı halde, HUMK’nun 74. maddesine aykırı olarak %90 kusur oranına isabet eden tazminat miktarına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 1.7.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.