Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2290 E. 2008/5004 K. 31.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2290
KARAR NO : 2008/5004
KARAR TARİHİ : 31.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu müvekkilinin eşinin hayatını kaybettiğini, davalının poliçe teminatı çok daha yüksek olduğu halde 9.893,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini, ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek, 5.100,00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince ödeme yapıldığını, davacının ödemeyi kabul ederken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadığını, ödeme dışında zararı olduğunu kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından, davacı tarafından verilen ibranamenin davalı sigorta şirketini değil davacı vekilini ibra etmeye yönelik olduğu bu nedenle davacıya yapılan ödemeden başka davacının bir alacağı olup olmadığının belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece, Ergani Asliye Ceza Mahkemesi kararı uyarınca, davalı sigorta tarafından sigortalanan araç sürücüsünün 5/8 oranında kusurlu olduğu benimsenen bilirkişi raporuna göre, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından yapılan ödemenin mahsubu sonucu davacının 7.106,00 YTL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen destekten yoksun kalma tazminatının yetersiz olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, Mahkemece Bozma ilamı uyarınca davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının istemi üzerine davalı sigorta şirketi tarafından aktüerya uzmanına yaptırılan hesaplama sonucunda belirlenen tutarın 26.03.2004 tarihinde davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin yetersiz olup olmadığının 26.03.2004 tarihindeki veriler dikkate alınarak hesaplanması gerekir. 06.12.2007 havale tarihli bilirkişi raporunda 2007 yılı verileri dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılmış olması isabetli değildir.
3-Ayrıca, sigorta şirketi, sadece davacı …’in destekten yoksun kaldığı düşüncesi ile davacıya ödeme yaptığına göre; yapılan ödemenin tamamının destekten yoksun kalma tazminatından mahsubu gerekirken davacının veraset ilamındaki 6/24 payı oranında mahsup yapılması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı … Sigorta A.Ş yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı sigorta şirketine geri verilmesine 31.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.