YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2319
KARAR NO : 2008/5081
KARAR TARİHİ : 04.11.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek, 4.190.00YTL’sı tazminatın sigorta şirketine müracaat tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sürücünün olay yerini terketmesi nedeniyle alkollü ve ehliyetin olup olmadığının tespit edilemediğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terketmesi ve sigortalının bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. TTK.nun 1282 nci maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281 nci maddesine göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Mahkemece davacıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle davacının sürücünün kimliği bakımından oluşan belirsizlikleri kaldıramadığı belirtilmiş
ise de dosya içeriğine göre sürücü …’in olay sonrasında kolluk güçlerine ifade verdiği gibi, beyanı ile olay yeri görgü tespit tutanağının uyumlu olduğu ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürücü hakkında takibata yer olmadığına dair karar verildiği sürücünün ehliyetli ve alkolsüz olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı taraf sürücünün kimliği ile ilgili iddiaların davalı tarafından somut olarak kanıtlamış değildir. Bu durumda, mahkemece davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.