YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2326
KARAR NO : 2008/3907
KARAR TARİHİ : 10.07.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline zorunlu mali mesuliyet sigortalı, davalının maliki olduğu … plakalı aracın, … plakalı araca çarpması sonucu, zarar gören … plakalı … için ödedikleri 2.535,00 YTL tazminatın, davalı sürücüsünün kaza sırasında alkollü olması nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 4-d maddesi uyarınca, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 24.05.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüyle, 1.493,15 YTL tazminatın 24.05.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, gerektirici sebeblere göre davalının aşağıda yazılı bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 4-d maddesi hükmü gereğince, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle, sürücünün münhasıran sadece alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Böyle bir nedenle, hasarın teminat dışı kaldığının kanıt yükü de TTK’nın 1281.
maddesi hükmü uyarınca, sigortacıya düşmektedir. Mahkemece nöroloji uzmanı, ve trafik konularında uzman bir bilirkişinin de yer aldığı kurul tarafından, kazanın meydana geliş şekli üzerinde durularak, başka unsurlar olmaksızın olayın sadece münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekmekte olduğu gözetilmeden, nörolog olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10.07.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.