Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2492 E. 2008/5799 K. 26.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2492
KARAR NO : 2008/5799
KARAR TARİHİ : 26.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16.12.2008 Salı günü taraflardan gelen olmadığı anlaşıldıktan sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da mukim hastalık kasası olduğunu, sigortalısı olan dava dışı … isimli şahsın davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu trafik kazası sonucu yaralandığını, müvekkili tarafından tedavi gideri için 12.719,88 Euro ödediğini ileri sürerek, ödenen tazminatın davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, kazada sigortalının da müterafik kusuru olduğunu, … tedavi giderlerinin yüksek olduğunu, … Sigorta A.Ş tarafından yaralanana kısmi ödeme yapıldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından delillerin dosyaya ibraz edilmediği, davanın çözümü için gerekli olan sigortalı Margit’in tedavi evraklarının ve Türkçe tercümelerinin dosyaya sunulmadığı, her ne kadar davacıya bu konuda kesin süre verilmemiş ise de, ikinci kez verilen sürenin HUMK’nun 163/5,6’ncı maddeleri uyarınca kesin olduğu gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflara delillerinin ibrazı için verilen süreden sonra, davacı vekili tarafından 24.04.2007 tarihli dilekçe ile, deliller yazılı olarak bildirilmiş ve trafik kazasına ilişkin tespit tutanağı, ilgili Asliye Ceza Mahkemesi kararı, davalı sigorta şirketi ile ilgili yazışmalar ve tercümesi yapılmayan bir kısım belgeler sunulmuştur. Bilahare kazada yaralanan …’in Türkiye’de tedavi gördüğü Bilgi Hastanesi’ne müzekkere yazılarak, tedavi evrakı getirtilmiştir.
HUMK’nun 163’üncü maddesi uyarınca, mahkemece verilen sürelerin açık ve kesin olması, tarafların yapması gereken hususların taraflarca yerine getirilmesinin mümkün bulunması, verilen sürenin yeterli olması, ayrıca verilen kesin süreye uymamanın sonuçlarının açıklanması gerekir.
Somut olayda, mahkemece davacıya, yurt dışında yapılan tedaviye ilişkin belgelerin sunulması ve tercüme edilmesi için 24.04.2007, 07.06.2007 ve 13.12.2007 tarihli celselerde süre verilmiş ise de, verilen sürenin kesin olduğu belirtilmediği gibi, süreye uymamanın sonuçları da açıklanmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacıya verilen sürenin kesin olduğunun kabulü mümkün olmadığı gibi, davacı tarafından sunulan diğer deliller ve Bilgi Hastanesi’nde yapılan tedaviye ilişkin deliller değerlendirilmeksizin ve hatta zarar miktarının ispat edilememesi halinde dahi sigortalının kazada yaralanıp tedavi gördüğü sabit olduğu halde B.K’nun 42/2 maddesi uyarınca uygun bir tazminat belirlenmesi yoluna gidilmeksizin davanın tamamen reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.12.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.