YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2496
KARAR NO : 2008/4534
KARAR TARİHİ : 09.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı maddi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan dava dışı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak toplam 10.000,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatını dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … şirketi vekili, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, 24.7.2006 tarihinde davacılara 3.395 YTL ödeme yaptıklarını,ibra edildiklerini ve sorumluluklarının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalının ödediği 3.395 YTL mahsup edilerek davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 2.305,00 YTL, … için de 1.991,85 YTL destekden yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline ve davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporlarında mütevaffanın davacılara farklı oranlarda destek verebileceği bildirilmektedir. İkinci bilirkişi raporunda destek oranları birinci rapora göre fazla miktarda belirlenmiştir. Ancak bu farklılığın gerekçesi raporda tartışılmadığı gibi, mahkeme hükmünde de 2. raporun hükme esas alınmasının makul bir gerekçesi gösterilmemiştir. Bu durumda mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki farklılığın giderilmesi için uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi ayrıca her bir davacı için ne miktar da tazminat istendiğinin açıklattırılmaması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte belirtildiği gibi davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09 .10.2008 günü oybirliği ile karar verildi.