YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2522
KARAR NO : 2008/5601
KARAR TARİHİ : 28.11.2008
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu … …’ın, alacaklısından mal kaçırmak amacıyla …, … Mahallesi, 303 Ada, 50 parselde tapuya kayıtlı işhanında bulunan 119, 120, 121, 122, 123 ve 124 nolu büroları 26.2.2001 tarihinde davalı … …’a sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … … vekili cevap dilekçesinde, icra takibinin kesinleşmediğini, aynı alacakla ilgili ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte ipotekli taşınmazların satış aşamasında olduğunu ve aciz halinin bulunmadığını, taşınmazı 27.500 Dolara sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre bedeller arası fahiş fark bulunmadığı, ayrıca satışın gazete ilanı aracılığıyla yapıldığı ve davalı 3.kişinin kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK. 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 278/3-II. bendi gereğince akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek … fiyat kabul ettiği akitler bağışlama hükmünde kabul edilmiş ve iptale tabi olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda dava konusu tasarrufun, tasarruf tarihindeki değeri bilirkişi tarafından 60.000.00YTL olarak belirlenmiştir. Tapudaki bedel ise 9.000.00YTL olup, davalı 3.kişi satış bedeli olarak 27.500 Dolar ödediğini belirterek, ödemeyi banka dekontu ile ispatlamıştır. Mahkemece davalının yaptığı ödeme miktarı; 9.000.00YTL’sı tapuda ödenen, 27.500 Dolar da banka aracılığıyla yaptığı ödeme olmak üzere 35.148.92YTL kabul edilmiş, bedeller arası fahiş fark olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak varılan sonuç, satış ilanındaki satış bedeli ile davalıların savunmaları birlikte değerlendirildiğinde doğru değildir. Davalı … … vekili 24.12.2003 tarihli cevap dilekçesinde müvekkilinin pazarlık payı da dahil 35.000 Dolar ilanıyla satışa çıkardığı taşınmazı davalı … …’a 27.500 Dolara sattığını belirtmiş, davalı … … vekili de tapu kaydında gözüken 9.000.00YTL’sı değil, 27.500 Doları ödediklerini, bu bedelin de rayiç değere uygun olduğunu savunmuştur. Davalıların savunmaları, satış ilanındaki bedel, banka ödeme dekontu birlikte değerlendirildiğinde, davalı 3. kişinin taşınmazın satış bedeli olarak ödediği bedel, 27.500 Dolar olup bunun da satış tarihindeki karşılığı 26.148.93YTL’dir. Mahkemenin kabul şekline göre ise taşınmazın satış bedeli 36.965.01 Dolar olarak belirlenmiştir ki, bu da savunma ve gazete ilanındaki satış bedeliyle çelişki yaratmaktadır.
O halde bilirkişi tarafından rayiç değeri 60.000.000YTL olarak belirlenen taşınmazın, 27.500 Dolar karşılığı 26.148.93YTL’ye satıldığı, dolayısıyla bedeller arası misli farkın oluştuğu kabul edilerek diğer iptal şartları yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA 28.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.