YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2617
KARAR NO : 2008/4217
KARAR TARİHİ : 22.09.2008
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirket tarafından kasko sigorta teminatı altına alındığını, aracın çalınması üzerine talep edilen kasko tazminatının 26.00 YTL’sinin davalı tarafından kredi veren bankaya ödendiğini, çalınma halinde ödenmesi gereken tazminatın 34.000 YTL olduğunu ileri sürerek, kalan 8.000 YTL tazminatın dava tarihinden işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, sigortalı aracı için dain-i mürtehin sıfatını haiz Türkiye İş Bankası Alibeyköy şubesine 26.000 YTL ödeme yapıldığını, sorumluluklarının sona erdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tarafların 30.000 YTL tazminat ödenmesi konusunda anlaştıklarına dair davacının beyanı bulunduğu ve bunun davalı açısından kazanılmış hak oluşturduğu benimsenerek, davanın kısmen kabulü ile 4.000 YTL tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Bir mal sigortası türü olan kasko sigortasında sigortacı, sigorta ettirenin gerçek zararını karşılamakla
yükümlüdür. Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre tazminat belirlenirken, sigorta konusu menfaatin rizikonun gerçekleşmesi anındaki gerçek tazmin değeri esas alınmalıdır. O halde mahkemece, sigortalı aracın çalındığı tarihteki (27.7.2006 tarihindeki) ikinci el raiç değeri uzman bilirkişiye tespit ettirilip, davalı tarafından yapılan ödemenin tenzilinden sonra gerçek zarara hükmetmek gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı sigortaya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 14.00 YTL peşin harcın onama harcından mahsubuna 22.9.2008 arihinde oybirliğiyle karar verildi.