Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2626 E. 2009/250 K. 27.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2626
KARAR NO : 2009/250
KARAR TARİHİ : 27.01.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafa sigortalı olan araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının aracında hasar meydana geldiğini açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak, zorunlu mali mesuliyet sigortası gereği 2.750 YTL ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası gereği de 1.500 YTL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 2.125 YTL tazminatın davalı şirketin temerrüde düştüğü 23.6.2004 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, araçta meydana gelen maddi hasarın tazmini istemine ilişkindir.
1-Mahkemece toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesi ile, delil tespiti dosyalarında yapılan masraflar ile avukatlık ücreti de talep ettiği halde bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ve asıl dava açılırken davacı tarafından yapılan 64,80 YTL’nin kabul/red oranına göre davalı tarafa yüklenen yargılama gideri toplamına dahil edilmemesi, yine dava dilekçesinde temerrüt (avans) faizi talep edildiği halde 3095 sayılı yasanın 2/1 maddesi yollamasıyla 1.ci maddesi gereği yasal temerrüt faizi mi yoksa 2/2 maddesi gereği avans temerrüt faizi mi uygulanacağı hükümde açıkça gösterilmemiş olması doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının, 1 nolu bendindeki “temerrüt faizi ” ibaresinin çıkartılmasına, yerine taraflar arasındaki ilişki ticari nitelikte olmadığından “3091 sayılı yasanın 2/1 maddesi yollamasıyla 1.ci maddesi gereğince yasal temerrüt faizi” ibaresinin yazılmasına ve yargılama giderlerine ait 3 nolu bendin tamamen hüküm fıkrasından çıkartılmasına yerine “davacı tarafından yapılan, tespit dosyalarına ait giderler de dahil olmak üzere toplam 453,09 YTL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 226,54 YTL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ayrıca davacı vekil marifeti ile 2 ayrı delil tespiti yaptırmış olduğundan 100’ er YTL den toplam 200 YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 2.50.-TL kalan onama
harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 84.75.TL kalan onama harcının davalıdan alınmasına 26.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.