YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2660
KARAR NO : 2008/4162
KARAR TARİHİ : 19.09.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili fona devredilen … AŞ. tarafından dava dışı … … Çelik İşletmeleri AŞ’ne kullandırılan kredilerin müşterek borçlu müteselsil kefili olan davalı …’nun amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla 14.7.2006 tarihinde İstanbul Beykoz Poyraz köyü 168 parselde kayıtlı taşınmazını davalı …’na, Beykoz … köyü 359 parselde kayıtlı taşınmazını da davalı …’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların 6183 sayılı yasa hükümleri gereğince iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili, takip konusu borcun fer’ileriyle birlikte borçlu şirket tarafından ödendiğini, ödemeye çağrı ve ödeme emrinin iptali için İdare mahkemesine dava açıldığından, kamu alacağının kesinleşmediğini, tasarrufların ödeme emrinin tebliğinden önce ve iyiniyetle yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, keşif sonrası ibraz edilen bilirkişi raporunda belirlenen değerler ile akit tablolarındaki satış değerleri gözönüne alındığında 6183 sayılı Yasanın 24 ve 2802. maddesi gereğince davanın kabulü ile Beykoz Poyraz köyü … İçi mevkii 168 parsel sayılı taşınmazdaki 14.7.2006 tarihinde davalı …’na yapılan satış ile yine Beykoz … köyü … Köyiçi mevkii 359 parsel sayılı taşınmazdaki 14.7.2006 tarihinde davalı …’a yapılan satış ile ilgili tasarrufların 6183 sayılı yasa gereğince …’nun 2006/39 takip nolu icra dosyasındaki alacağı ile sınırlı olmak üzere kaydın tashihine gerek olmaksızın iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de toplanan deliller hüküm kurmaya yeterli değildir. Davalılar vekili TMSF’nin ödemeye çağrı ve ödeme emri gönderme işlemine karşı İdari Yargıda dava açtıklarını ve bu davaların sonuçlarının beklenmesini istemiştir. İstanbul 8. İdare Mahkemesinde 2006/585 esas sayı ile açılan dava sonunda ödemeye çağrı işleminin iptaline karar verildiği, keza İstanbul 6. İdare Mahkemesinde 2006/2548 esas sayı ile açılan dava sonunda yine ödeme emrinin ve ihtiyati haciz işleminin iptaline karar verildiği ibraz edilen karar örneklerinden anlaşılmaktadır. Her iki mahkeme hükmünde …’ın ortaklık haklarıyla yönetim ve denetiminin TMSF’ye devri işleminin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak mahkeme kararlarına gerekçe gösterilen Danıştay 10. Dairesinin 21.6.2004 gün esas 2004/7935, karar 2004/5575 sayılı ilamının mahkemece getirtilmediği ve incelenmediği anlaşılmıştır. Öncelikle sözü geçen Danıştay kararı celpedilerek kapsamı incelenmeli davalı TMSF’nin dava açma … üzerinde durulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 19.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.