Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2797 E. 2008/4722 K. 20.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2797
KARAR NO : 2008/4722
KARAR TARİHİ : 20.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu aracın davalı … şirketi tarafından kasko sigortası ile teminat altına alındığını, 22.12.2005 tarihinde Irak Devletinde meydana gelen kazada hasarlandığını, hasar bedelinin (kasko tazminatının) ödenmesi için davalıya başvuruda bulunduklarını, ödenmeyen 29.608.18YTL tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın rizikonun poliçede belirtilen riziko adresi dışında meydana gelmesi nedeniyle hasarın teminat kapsamı dışında bulunduğunu, teminatın Zaho’ya kadar olan bölge için verildiğini, hasar bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yurt dışı kasko sigorta teminatının Irak Devletinin tamamı için verildiği benimsenerek, davanın kabulü ile 29.608YTL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalı … şirketi tarafından 10.12.2005/10.12.2006 tarihlerini kapsayacak biçimde düzenlenen kasko sigorta poliçesinin ön yüzünde, “özel not” başlığı altında “yurt dışı Irak için Zaho’ya kadar” teminat verildiği belirtilmiştir. Poliçe bu şekliyle sigortalıya teslim edilmiş ve sigortalı tarafından da poliçeye kazadan

önce itiraz edilmemiştir. Kazanın Zaho’dan sonra meydana geldiği tartışmasızdır. Bu durumda hasarın teminat kapsamı dışında bulunduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de; mahkemece gerçek zarar miktarının tespiti için HUMK’nun 275 ve devamı maddeleri uyarınca uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken expertiz raporu ile yetinilerek karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.