Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2806 E. 2009/847 K. 23.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2806
KARAR NO : 2009/847
KARAR TARİHİ : 23.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili dava dilekçesiyle, davacıların murislerinin de içinde bulunduğu araç ile davalı…’ın kullandığı aracın çarpışması sonucu davacıların desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak ıslah ile davacı … için 4.952,12 YTL maddi ve 5.000 YTL manevi, … için 1.500 YTL maddi ve 5.000 YTL manevi kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı sigortalar maddi tazminattan ve poliçe ile sınırlı olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … şirketleri vekilleri cevap dilekçeleriyle, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuşturlar.
Davalı …ve … Turizm Eğit. Sağ. Gıda San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçeleriyle, tüm kusurun kendilerinde kabul edilerek zararın tamamından sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşturlar.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; kısmen kabul ile, davacı … için 4.952,12 YTL maddi ve
2.500 YTL manevi, … için 704,60 YTL maddi ve 2.500 YTL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline (davalı … şirketleri sadece maddi tazminattan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak) karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı … sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve B.K’nun 47. Maddesindeki özel haller dikkate alınmış bulunduğuna göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm davalı … sigorta AŞ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu (trafik) mali sorumluluk sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu olan sorumluluk sigortasıdır. Bilindiği üzere, zorunlu mali (trafik) sorumluluk sigortasında sigortacı, işletenin 2918 sayılı KTK’nun 85/1. Maddesi hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı kanunun 91/1.maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/1.maddesinde, gerekse Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartlarının 1.maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet verilmiş olması halinde, zorunlu trafik sigortasının limitle sınırlı olacağı öngörülmüştür.
Diğer yandan, aynı kanunun 92/b maddesi ile, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 3/c maddesinde,
“işletenin, eşinin, usul ve füruunun, kendisini evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürülebilecekleri taleplerin” teminat dışı olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu madde hükmüne göre, zorunlu mali sorumluluk sigortasının asıl amacının, üçüncü kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. Ne varki, sözü edilen maddelerde “bedeni zararlardan” söz edilmemiş, sadece “mal zararlarının” güvence kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Hal böyle olunca, işletenin (sürücünün) yakınlarının uğradıkları destek zararının, trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığı konusunda açık bir yasal düzenleme bulunmadığı gibi, poliçe genel şartlarında da, bu konuda bir sınırlamaya yer verilmemiştir. O halde, işletenin (sürücünün) ölümü nedeni ile onun desteğinden mahrum kalanların trafik sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri ilke olarak kabul edilmelidir. Ancak; burada üzerinde durulması gereken husus, işletenin (sürücünün) kendi kusurundan yararlanmaması gereğidir. Yansıma yolu ile destek tazminatı isteyenlerin kendilerine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmeleri de hukuken mümkün değildir.
Bu itibarla, destek tazminatı talebinde bulunulması halinde, yapılan kusur incelemesine göre ölen İbrahim ‘e ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı davalı … sigorta AŞ nin, ölenin de içinde bulunduğu araç sürücüsünün birlikte kusurlu olduğunu ileri sürerek BK’nun 44/1.maddesi gereğince, tazminatın kusur oranında indirilmesini talep etmesi mümkündür. Zira, destekten yoksun kalma zararının giderilmesi isteminde bulunulması halinde, kusurun varlığı talepte bulunanın değil, ölenin davranışlarına göre belirlenir.
Hal boyle olunca; mahkemece, BK’nun 44/1. maddesi de nazara alınarak tazminata hükmetmek gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı … sigorta AŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.60 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … İsviçre Sigorta A.Ş.’ne geri verilmesine 23.2.2009 günü oybirliği ile karar verildi.