YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2825
KARAR NO : 2008/4570
KARAR TARİHİ : 13.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın, yol çalışması nedeniyle açılmış çukura düşerek hurdaya ayrıldığını, davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek, 25.670 YTL tazminatın, temerrüt tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, kazanın alkol nedeniyle meydana geldiğini, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı sürücünün yaralanması nedeniyle alkolmetreyi üfleyemediğinden almış olduğu alkol miktarının promil olarak belirlenemediği ve doktor raporunda kesinlik bulunmadığından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalının temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2.7.2007 tarih 2006/7378-2007/10004 sayılı kararı ile kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi ve aracın hasar anındaki gerçek değerinin tespit edilmesi gerekliliği nedeni ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan araştırma sonucunda davacının münhasıran alkolün etkisi ile kazaya sebebiyet verdiği tespit edilemediğinden zararın teminat kapsamı içinde kaldığı kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 21.000 YTL tazminatın dava tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, aracın hurdasının davalı … şirketine ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kars Devlet Hastenesinden olaydan hemen sonra alınan 27.7.2004 gün, 38591 sayılı raporda sürücünün klinik alkollü olduğu saptanmıştır. Mahkemece davacı sürücünün aldığı alkol miktarının belirlenemediği düşüncesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Doktor raporunda davacının “klinik alkollü” olduğu ifade edilmektedir. Sonradan alınan bilirkişi raporunda da davacının hangi düzeyde alkol aldığının belirlenemediğine değinilmiştir. Keza bilirkişi raporunda sürücünün tam kusurlu olduğu da belirtilmiştir.Bu durumda kazanın meydana gelmesinde alkollü sürücünün fiili dışında herhangi bir etkenin rolü bulunmadığı anlaşılmaktadır. “Klinik alkollü” tabirinin değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Bozma nedenine göre sair temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.