Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2853 E. 2009/209 K. 27.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2853
KARAR NO : 2009/209
KARAR TARİHİ : 27.01.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı ile davalı … ve … vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili ve davalı … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27.1.2009 salı günü davacı … vekili Av. …, davalı … vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … …. Davalı … gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar Avukatları dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Kayseri, Talas İlçesi, 297 Ada 1 ve 13 parselde kayıtlı taşınmazlarını 19.9.2005 tarihinde düşük bedelle ve yakın akrabası olan davalı …’e, …’nın da aynı taşınmazları 27.10.2005 tarihinde davalı …’na sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, aciz belgesi sunulmadığını, dava konusu taşınmazlar üzerindeki İşbankası lehine 130.000.00 YTL ipotek borcunu ödeyemediğini, bunun üzerine ipotek borcunu ödemeyi kabul eden davalı …’ya satıldığını; ancak, … ipotek borcunu ödeyemediğinden daha sonra davalı …’e satıldığını, davalı …’in 123.000 YTL ipotek borcunu bankaya ödediğini, satışın ipotekli kredi borcunun ödenmesi amacıyla ve bedelle yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazların üzerindeki 120.000.00 YTL civarındaki İş Bankası ipoteğinin ödenmesi şartıyla 19.09.2005 tarihinde borçlu tarafından müvekkiline satıldığını, ancak
müvekkilinin ipotek borcunu ödeyemediğini, bunun üzerine borçlu ile birlikte davalı …’le görüştüklerini ve taşınmazları 27.10.2005 tarihinde 123.000,00YTL ipotek bedeliyle birlikte …’e sattıklarını, ipoteğin … tarafından ödendiğini, borçlu hakkında düzenlenmiş aciz belgesi bulunmadığını satış tarihinde borçlu hakkında henüz yapılmış bir takip bulunmadığını, satışın bedelli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, borçlu hakkında düzenlenmiş aciz vesikası ibraz edilmediğini, müvekkilinin iyi niyetli 4.kişi olduğunu, taşınmazların önce borçlu tarafından ipotekli olarak davalı …’ya satıldığını, davalı …’nın ipotek bedelini ödememesi üzerine de diğer davalılar tarafından müvekkiline teklif edildiğini, pazarlık sonucu iki taşınmazın 123.000YTL’ye alındığını ve aynı gün 123.000,00YTL olarak ipotek bedelinin, ipotek alacaklısı İş Bankasına yatırıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, davacı tarafından, davalı …’nun kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından bu davalı yönünden davanın reddine, davalı borçlu … ile davalı … arasındaki 19.09.2005 tarihli tasarrufun, bedel farkı ve yakın akrabalık nedeniyle muvazaalı olduğu anlaşıldığından iptaline; ancak, davalı …, tasarrufun iptaline konu taşınmazları iyi niyetli davalı …’na devrettiğinden ve davalı …’in kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından ve hakkındaki dava reddedildiğinden İİK’nun 283/2 maddesi gereğince iptal davası tazminat talebine dönüşeceğinden, borçlu ile muvazaalı işlemde bulunan davalı …’ün taşınmazın devri tarihindeki rayiç bedel olan 279 Ada, 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden 29.468,00 YTL; 279 Ada 13 parsel sayalı taşınmaz yönünden 29.998.98 YTL olmak üzere toplam 59.466,98 YTL tazminatın, dava tarihinden işleyecek oranlarda yasal faiziyle birlikte davalı …’den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı, davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazları yönünden; İİK’nun 282. maddesi gereğince borçlu ile hukuki muamelede bulunanlardan başka, kötü niyetli 3. Kişiler aleyhine de iptal davasının açılabileceği, İİK. 280/1 maddesinde de mal varlığı yetmeyen borçlunun, alacaklılara zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davalı …, borçludan aldığı taşınmazları yaklaşık 40 gün sonra, rayiç değerin iki katı oranında bir bedelle borçlu ile aynı cilt ve hanede nüfusa kayıtlı, savunma ve tanık anlatımıyla sabit olduğu şekilde, borçlunun ekonomik durumunu bilen davalı …’e devretmiştir.
O halde borçlunun ekonomik durumunu bilerek taşınmazları satın alan davalı …’in iyi niyetli olduğunu kabul etmek, mevcut deliller karşısında mümkün değildir. … yönünden de davanın, İİK 280/1 madde gereğince kabulü gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de, davalı … yönünden tazminat miktarına, dava tarihinden yasal faiz uygulanması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’e 625.00 TL duruşma vekalet ücretinin de davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 2.408.21 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’e geri verilmesine 27.1.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.