YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2857
KARAR NO : 2009/210
KARAR TARİHİ : 27.01.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekilince istenilmiş, davalı … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27.1.2009 Salı günü davacı taraftan gelen olmadı. Davalı … vekili avukat … …. Davalı … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Osmaniye Raufbey mahallesi 26 Ada 21 parselde kayıtlı taşınmazını 5.5.2003 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek, tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın üzerindeki toplam 12.500.-YTL ipotek ve hacizle birlikte satıldığını, satışa … Emlakçılığın aracılık ettiğini, gerçek bir satış olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ile vekili, dava konusu taşınmazı … Emlak’tan üzerindeki ipotek ve hacizle birlikte 57.500.00.-YTL’ye aldıklarını, ipoteği taksitler halinde ödediklerini, borçlunun Osmaniye Gebeli Mahallesi Çınaraltı mevkii 5.sokak, no:11 ve Üçhudutlar mevkii 100 parsel ve 137 Ada 62 parselde babasından intikal eden taşınmazları olduğun-
dan aciz halinin gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın icra takibinden sonra, borçlu tarafından arkadaşı olan diğer davalıya satıldığı bu nedenle satışın muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Osmaniye Merkez Raufbey Mahallesi, 26 Ada, 21 parselde kayıtlı taşınmazın tapuda 5.5.2003 gün ve 1782 yevmiye nolu …’ın, …’a satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK. 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaları elinde geçici (İİK 105) veya kat’i aciz belgesi (İİK 143.madde) bulunan alacaklılar açabilir.
Somut olayda 18.6.2003 tarihli haciz tutanağı esas alınarak İcra Müdürlüğü tarafından 19.6.2003 tarihli geçici aciz belgesi düzenlenmiş ise de; İcra Müdürlüğü’nün geçici aciz belgesi düzenleme yetkisi bulunmadığı gibi Gebeli köyü 137 Ada 62 parselde davalı borçlunun miras payı olduğu, davacı tarafından bu parselle ilgili değer tesbiti istendiği halde yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yine Çakmak Mahallesi 828 ve 830 parsellerin de borçluya miras yoluyla intikal eden taşınmazlar olduğu iddia edilmiş tapu kayıtları ilk oluşturuldukları günden itibaren ve kadastro tutanaklarıyla birlikte getirtilmediğinden borçluya ait olup olmadığı belirlenmemiştir. Mevcut deliller karşısında borçlunun aciz halinin varlığını kabul etmek doğru değildir. Diğer yandan mahkemece dava konusu taşınmazın, ödeme emrinin tebliğinden sonra, borçlunun durumunu bilen arkadaşına satıldığı gerekçesiyle davanın kabulü yönünde karar verilmiş, davalı tanıklarının beyanına, dosya arasındaki bilgi ve belgelere göre taşınmaz, emlakçı aracılığıyla 24.000.00.-YTL ayrıca üzerindeki 6.500.-YTL ipotek ve 6.000.-YTL hacizle birlikte tapuda 36.500.00.-YTL’sına satılmış, satıştan sonra da 7.690.-YTL ipotek bedelininde davalı … tarafından ödendiği anlaşılmaktadır. 2007/477 Esas sayılı takip dosyasında dava konusu taşınmazın 30.5.2003 tarihinde yapılan değer tespitinde 58.240.00.-YTL olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir. Bedeller arası misli fark olmadığı anlaşıldığından tasarrufun İİK 278/1. Maddesinde öngörülen iptal şartları oluşmamıştır. Yine 12.7.2004 tarihli duruşmada dinlenen davacı tanıkları … … ve … Sökücü davalılar arasındaki arkadaşlık, akrabalık veya ticari ilişki bulunduğuna dair herhangi bir beyanda bulunmadıkları gibi, borçlunun evi kime sattığı yönünde dahi beyanda bulunmamışlardır. Kaldı ki, davacı tanığı … … Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/8 Esas, 2004/57 Karar sayılı müştekisi davalı borçlu … olan dosyada sanık olarak yargılanmış olup tarafsızlığı da tartışılacak boyuttadır. Böylece İİK 280/I.maddesi koşullarınında oluştuğundan söz edilemiyecektir.
Açıklanan maddi ve hukuksal olgular karşısında davalı borçlunun aciz halinin gerçekleşmediği, taşınmazın rayiç bedelle satıldığı, davalı …’in taşınmazı emlakçı aracılığıyla ve bedelini ödeyerek satın aldığı, davalı 3.kişinin borçlunun mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini bildiği veya bilmesi gereken kişilerden olduğu ispatlanamadığından davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 27.1.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.