Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2967 E. 2008/4849 K. 24.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2967
KARAR NO : 2008/4849
KARAR TARİHİ : 24.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’ın ortağı olduğu … Petrol Koll. Şirketinin borçları nedeniyle alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … Petrolcülük San. ve Tic. Ltd. Şirketindeki 100 hissesini 12.6.2006 tarihinde eşi davalı …’a devrettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptali ile borçlu Hamza adına hisselerin tescilini talep etmiştir.
Davalılar tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia ve toplanan delillere göre davalı borçlunun mal kaçırma amacıyla şirket hisselerini birinci derece yakını olan davalı …’a muvazaalı olarak devrettiği anlaşıldığından İİK’nun 280. maddesi gereğince davanın kabulüne … Petrolcülük San. ve Tic. Ltd. Şirketinin davalı … tarafından diğer davalı …’a muvazaalı olarak devredilen 100 hissenin devrinin iptali ile … adına kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de toplanan deliller hükme yeterli bulunmamaktadır. 17.4.2006 tarihli haciz tutanağından anlaşıldığına göre borçlu …’ın babası takip konusu borca kefil olduğunu bildirmiş ve zaptı imzalamıştır. Adı geçen kişi hakkında da takip yapılmış mal beyanında bildirdiği yedi parça taşınmaz üzerine haciz konulmuştur. Ancak haczedilen bu taşınmazların
../…
(borçlunun payına göre) değer takdiri yaptırılmamıştır. Bu durumda borçluların bor ödemekten aciz halinde bulundukları kesin olarak belirlenmiş kabul edilemez. Mahkemece sözü geçen mahcuz taşınmazların gerçek değerleri araştırılmalı tespit edilmeli borçlunun borç ödemekten aciz halinde bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.
Kabule göre de; tasarrufun iptali davalarında sadece tasarrufun iptali ile alacaklıya takip yetkisi tanınmasına karar verilmesi gerektiği halde Limited Şirket pay satışlarının borçlu adına kaydedilmesine hüküm verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 24.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.