YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2969
KARAR NO : 2008/4701
KARAR TARİHİ : 20.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı-birleştirilen davanın davacısı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalının sevk ve idaresindeki aracın kusurlu olarak çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli toplamı olan 2.070.00 YTL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, birleştirilen davanın da reddini istemiştir.
Birleştirilen davanın davacısı … vekili, aynı kazada aracında meydana gelen hasar nedeniyle 4.150.00 Euro parça bedelinin fiili ödeme günündeki TL karşılığı ile 1.200 YTL işçilik tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı …’dan tahsilini talep etmiş, asıl davanın ise reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazada …’nın 6/8 oranında, …’nin ise 2/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, 337.50 YTL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den tahsiline, fazla istemin reddine; birleştirilen davada, dosyada davacı …’nin ise araç
maliki olmadığından aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleştirilen davanın davacısı … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, birleştirilen davanın davacısı … aracın maliki olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Tazminat davasında davacı olma ehliyeti kural olarak, mal varlığında doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Ancak, bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet v.s.) elinde bulunduran kişi onu aldığı gibi malikine aynen iade etmek zorundadır. Somut olayda, …’nin sürücü olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, sürücü zilyedin dava açmakta hukuki yararının bulunduğu ve aktif dava ehliyeti olduğu gözetilerek işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde birleştirilen davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-birleştirilen davanın davacısı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı birleştirilen davanın davacısı …’ye geri verilmesine 20.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.