YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2987
KARAR NO : 2009/593
KARAR TARİHİ : 12.02.2009
MAHKEMESİ :Bolu Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27.1.2009 Salı günü davacı taraftan gelen olmadı. Davalı … Sigorta A.Ş. vekili avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, davalı tarafça son prim taksidi ödenmediğinden kasko poliçesinin iptal olduğu gerekçesiyle tazminat ödenmediğini açıklayarak, araç hasarı, değer kaybı ve kazanç kaybı olarak toplam 15.164,15.YTL.nın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının son taksit primini uyarıya rağmen ödemediğini, aracını haricen 3.kişiye sattığından poliçenin davacının isteği üzerine iptal edildiğini ve primlerin iade edildiğini, davacının son taksit primini rizikodan sonra posta havalesi ile gönderdiğini, ancak, şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede poliçenin prim borcunun ödenmemesi (temerrüt) nedeniyle iptal edilmediği,hasarın gerçekleşmesinden önce sigorta ettirenin kendi isteği üzerine iptal edildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle sigorta ettirene ihtarname gönderilmesine gerek olmadığını ve hasarın teminat dışında kaldığını ve istenen tazminatı da kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının dayandığı poliçe geçerli kabul edilmediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 06.03.2007 tarihinde düzenlenmiş olan 08.03.2007/08.03.2008 tarihlerini kapsayan poliçeye ilişkin ilk primin ve sonrasında dört taksitin ödendiği ve sözleşmenin kurulduğu konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık; poliçenin sigorta ettirenin kendi isteği ile iptal edilip edilmediği ve primlerin iadesi nedeni ile poliçenin geçerli olup olmadığı noktasındadır. Her ne kadar davalı … “sigorta ettirenin aracını haricen 3.kişiye satmış olması nedeniyle ve sigorta ettirenin kendi beyanı-isteği üzerine” poliçenin iptal edilerek primlerin iade edildiğini savunmuş ise de, dosya içerisinde poliçenin iptali için sigorta ettirenin yazılı müracaatına ilişkin bir belge olmadığı gibi, sigorta ettirenin poliçenin iptali yolunda geçerli bir talimatı bulunduğu davalı sigortaca kanıtlanamamıştır. T.T.K.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur. Sigorta ettirenin usulüne uygun bir iptal talebi olmaması ve Kasko Sigortası Genel Şartları’nın C-5.maddesinde belirtildiği gibi menfaat sahibi değişikliğinin bulunmaması ve ayrıca,dosyada mevcut poliçede “prim ödeme özel klozu” başlığı altında yazılmış olduğu şekilde sigortacının ihtarsız fesih hakkının da bulunmaması karşısında, mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplandıktan ve uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra,varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve duruşmada vekille temsil edilmeyen davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.02.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.