Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/3015 E. 2009/2106 K. 06.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3015
KARAR NO : 2009/2106
KARAR TARİHİ : 06.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete trafik sigortalı olan davalının maliki ve sürücüsü olduğu aracın 12.9.2004 tarihinde karıştığı kazada karşı araçta yolcu olarak bulunan …’ın vefat etmesi nedeniyle mirasçılarına 10.692.YTL destekten yoksun kalma tazminatı, 11.457.YTL tedavi gideri olmak üzere toplam 22.149.YTL tazminat ödendiğini, sigortalı araç sürücünün alkollü olması nedeniyle rücu hakları bulunduğunu ileri sürerek, ödenen tazminatın, ödeme tarihinden işleyecek reesknot faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, kusurunun az olduğunu istenilen tazminat miktarının fahiş bulunduğunu, ödeme tarihinden faiz istenilemeyeceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kazanın mühnasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği bu nedenle davalının kusur oranına bakılmaksızın hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 22.149.YTL tazminatın, 22.12.2004 ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sari temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, zararı doğuran olayın sürücünün alkollü içki almış olması nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş bulunmasından ileri geldiği iddiasına dayanmakta olup, trafik sigortası kapsamında ücüncü kişiye ödenen tazminatın poliçe genel şartlarının B.4.d maddesi uyarınca davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 48/1 maddesi alkollü içki almış olmaları nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmi kişilerin karayolunda araç sürmelerini yasaklamıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde de tazminatı gerektiren olayın işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmıştır. Sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonucu etkisi bulunmadığından, olayın salt alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerekmektedir. Dairemizin kökleşen uygulaması da bu yöndedir. Her ne kadar, içerisinde nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik uzmanı bulunan bilirkişi kurulundan alınan raporda davalının aldığı alkol oranından yola çıkarılarak kazanın davalının sırf alkolün etkisi altında kalması dolayısıyla ortaya çıktığı varsayımına dayandırılmışsa da aynı raporda, dava dışı 3. şahıslara da kusur izafe edildiği anlaşılmaktadır. Olayda ölen …’ın 1/8, dava dışı araç sürücüsü …’in de 2/8 oranında kusurlu olduğu belirtilerek, raporda çelişki yaratılmıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; bir nöroloji uzmanı ve iki makina mühendisi bilirkişinin yer aldığı yeni bir bilirkişi kurulundan kazanın mühhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği, başka unsurların etkisi olup, olmadığı konularında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak, sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 6.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.