YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3225
KARAR NO : 2009/1089
KARAR TARİHİ : 05.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkili şirkete trafik sigortalı olduğunu,davalının bu araçla …’a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini ve Çerkezköy Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile … varislerine 64.850,00 TL ödeme yapıldığını açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 30.000,00 TL’nın ödeme tarihi olan 07.08.2007’den itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, olay yeri ve ikametgahı itibariyle yetki itirazında bulunmuş, vekili de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili Çerkezköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi vekili, dava dışı 3.kişiye ödenen tazminatı, Sigorta Genel Şartları B.4.maddesi uyarınca kendi sigortalısından rücuen talep etmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110.maddesi ile Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.7.maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde birinde açılabileceği gibi, kazanın vukuu bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.
Ancak, zarar sorumlularına karşı ödemede bulunan sigortacının, kendi akidi olan sigorta ettirene veya halefiyet ilkesi uyarınca üçüncü kişilere karşı açacakları rücu davalarında yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı, anılan yasa maddelerinde düzenlenmemiştir. Bu nedenle, bu tür davalarda yetkili mahkemenin saptanması HUMK’nun (9. ve 21. maDdelerine göre) genel yetki kuralları çerçevesinde yapılmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.5.2004 gün ve 2005/11-543 Esas 2005/590 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Hal böyle olunca, mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün davacı taraf yararına ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.60.-TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 5.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.