YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3378
KARAR NO : 2008/4160
KARAR TARİHİ : 18.09.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılardan … ile … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait olan taşınmazı akrabası olan diğer davalı …’a sattığını, …’in de yine akrabası olan davalı …’a sattığını öne sürerek satış işlemlerine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan, …, … ve … satış işleminde muvazaa bulunmadığını ve iyi niyetli olduklarını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davalılardan … ile diğer davalılar arasında bir akrabalık bulunmadığı ve kötü niyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle … hakkındaki davanın reddine, diğer davalılardan … müteselsilen sorumlu olması yönünden kabulüne,… yönünden talebin tazminat olarak kısmen kabulü ile 55.000,00 YTL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan … ile … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı borçlunun davacının alacağının kaynağı olan trafik kazasının meydana geldiği gün taşınmazın satılması için kızı … …’a vekalet vermesi sonucu …’ın daha sonra evleneceği kişinin kardeşine taşınmazı satması ve tüm dosya içeriğinden borçlu ile taşınmazı satın alan 3. kişi …’in birbirlerini tanıdıklarının anlaşılması karşısında davalıların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Ancak tasarrufun iptali davalarında İİK’nun 283/II maddesi gereğince 3. kişinin tasarrufa konu malı elinden çıkarması halinde dava bedele dönüştürülüp, davacı alacağı ve ferilerinin miktarı ile bağlı kalınarak elden çıkarma tarihindeki tasarruf değeri de göz önünde bulundurularak bedele hükmolunabileceği, davacının icra takibinde faiz istemiş olması halinde, alacağına faiz gibi feriler de ekleneceğinden davacı tarafın asıl alacak ve ferilerinden ibaret olan alacağına ikinci kez faiz yürütülmesi doğru olmayacağı, somut olayda davacı icra takibi sırasında faiz talebinde bulunduğundan taşınmazın gerçek değeri olan 55.000.00 YTL.ye dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hüküm fıkrasının 3. bendindeki ‘06.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile’ tümcesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.228.00.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı … ve …’tan alınmasına 18.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.