YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3536
KARAR NO : 2008/5753
KARAR TARİHİ : 25.12.2008
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … …, … … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı şirketin kullandığı kredilere, diğer davalı borçlu … …’nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borçlu hakkında yapılan takipte borca yetecek mal bulunamadığını ileri sürerek, borçlu … tarafından dava konusu taşınmazların, davalı …’e, bu davalı tarafından da davalı …’a satışına ilişkin tasarrufların iptali ile taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, ivazlar arasında aşırı fark bulunmasından dolayı 3. kişi … …’in kötüniyetli olduğunun kabul edildiği, taşınmazların hemen diğer davalı …’a devredilmesinin de davalıların kötüniyetini gösterdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar … …, … … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … ve … … vekili-
nin tüm ve davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 282.maddesi gereğince tasarrufun iptali davaları, borçlu ile doğrudan veya dolaylı olarak hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları ve bundan başka kötüniyetli üçüncü kişiler aleyhine açılır.
İİK.nun 280/I.maddesinde kabul edilen kötüniyetten maksat, borçlunun durumunun satın … kişi tarafından bilinmesi veya bu kişinin bilebilecek durumda olmasıdır.Satın … kişinin kötüniyetini kanıtlama yükümlülüğü, İİK.nun 280/III. maddesindeki hal hariç davacı alacaklıya aittir. Bu kapsamda davacının, davalı …’ın borçlu … …’nin acz içerisinde olduğunu ve alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile taşınmazlarını, gerçekten sattığını veya danışıklı olarak devrettiğini bildiğini veya bilebilecek durumda olduğunu yasal delillerle kanıtlaması zorunludur. Oysa, davacı alacaklı dosya kapsamında toplanan mevcut delillere göre, davalı …’ın kötüniyetini kanıtlamış değildir. O halde, davalı … hakkındaki davanın reddi yerine, kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca, bu davalı hakkındaki davanın reddine, İİK.nun 283/II.md.uyarınca davanın bedele dönüşmüş olması nedeniyle, davalı … tarafından, davalı …’a satıldığı tarihte tasarrufa konu taşınmazların rayiç değeri olan miktarın, davacı alacağı ve ferileri ile sınırlı olmak üzere, davalı …’den tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve … … vekilinin tüm, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı
14.00.-YTL fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılar … … ve … …’e iadesine 18.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.