YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3756
KARAR NO : 2008/5534
KARAR TARİHİ : 25.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davalılardan şirket hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen hükmün davacı vekili ile davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’nun müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi … malının bulunmadığını ancak kendisine ait şirketteki ortaklık payını alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yeğeni olan davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan Birleşik Kuyumculuk ve Tic.Ltd. şirketi yönünden husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, diğer davalıların ise iyi niyetli olduklarını, dava koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalılardan Birleşik Kuyumculuk Tic.Ltd.Şirketi hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulü ile şirketteki pay devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1)Davacı … vekili tarafından 04.07.2008 havale tarihli temyize cevap dilekçesi ile birlikte hükmün düzeltilerek onanmasını temyizen istemiş ise de temyiz harcını yatırmamış olduğundan temyiz isteminin (dilekçesinin) REDDİNE,
2)Davalılar … ve …’ın temyiz itirazlarına gelince; dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece tasarrufa konu şirket paylarının borçlu davalı … tarafından danışıklı olarak diğer davalı olan yeğeni …’a satıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacının davasının dayanağını oluşturan İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2006/1025 sayılı icra dosyasında davacı alacaklı tarafından 03.05.2006 tarihinde borçlunun annesinin evine hacze gidilmiş, bunun dışında borçlunun adresinde herhangi bir haciz yapılmamış, alacaklı tarafından 27.03.2008 tarihinde aciz vesikası alınıp dosyaya ibraz edilmiştir. İptali istenilen tasarruf işlemi ise 30.07.2004 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda İİK.nun 278. maddesinde belirtilen 2 yıllık süre geçmiş olduğundan olayda bu maddenin uygulama yeri bulunmamaktadır. Ne varki ileri sürülüşe davalıların savunmasına göre aynı yasanın 280. maddesi yönünden gerekli araştırma ve incelemenin yapılması gerekir. İİK.nun280/2 maddesi ‘üçüncü şahıs ,borçlunun karı veya kocası,usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar(bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu (Alacaklılardan mal kaçırma ve alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket ettiğini) bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279. maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir’ hükmünü içermektedir. 279/son madde ise 3. kişi borçlunun hal ve vaziyetini bilmediğini ispat ederse iptal davasının dinlenmeyeceği hükmünü içermektedir. Bu yönde davalılar vekili 25.05.2007 tarihli dilekçesinde 3. kişinin borçlunun borçlarından haberi olmadığı … tanıkların isimlerini bildirmiş ancak mahkemece bu tanıkların dinlenmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle davalı tarafın savunma ve yasanın kendisine verdiği ispat hakkını kısıtlanmıştır. O halde mahkemece davalı tanıklarının İİK.nun 280/2 maddesi yollaması ile aynı yasanın 279/son maddesi çerçevesinde dinlenmesi ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin dilekçesinin (düzelterek onama isteminin) reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılardan … ve …’a geri verilmesine 25.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.