Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/3759 E. 2008/5183 K. 10.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3759
KARAR NO : 2008/5183
KARAR TARİHİ : 10.11.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, davalı … şirketi vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve trafik sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, sigortalısına ödediği 6.213.00 YTL tazminattan, davalı taraf sürücüsünün %50 kusur oranına isabet eden 3.106.50 YTL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Davalı … şirketi vekili, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazaya karışmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile, 3.106.50 YTL’nin davalı …’dan ödeme tarihinden, davalı … şirketinden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ( sigorta şirketi poliçe limitinden sorumlu olmak üzere) tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı
sigorta şirketi vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme hükmü davalı …’a 30.05.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi, H.U.M.K.’nun 437.maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra 10.06.2008 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 … ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalı … şirketi vekilinin temyizine gelince:
Dava, TTK.’nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kasko sigortalı araçta meydana gelen hasardan, kazaya karıştığı iddia edilen diğer aracın trafik sigortacısı olarak davalı … şirketi sorumlu tutulmuş ise de, varılan sonuç toplanan delillere uygun düşmemektedir. …’a ait … plakalı, beyaz renkli, 1988 model … 131 … marka hususi oto, 21.03.2005 – 21.03.2006 tarihleri arasında davalı … şirketine trafik sigortalıdır. Davacıya kasko sigortalı araç sürücüsü … … polisteki ifadesinde, kazaya … veya … plakalı kırmızı renkli ve firari sürücünün kullandığı Tır aracının sebebiyet verdiğini belirtmiştir. Dosya içerisinde bulunan 12.07.2007 tarihli Trafik Tescil Şube Müdürlüğünün cevabi yazısında, kazaya karıştığı iddia olunan aracın, 13.08.2005 kaza tarihi itibariyle … plaka ile … adına kayıtlı iken, Gaziantep 2.Noterliği’nin 21.09.2005 tarih ve 25890 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile … … isimli şahsa satıldığı ve bu tarih itibariyle … plaka ile kaydı yapıldığı bildirilmiştir. Kazaya karıştığı iddia edilen sigortalı aracın, kaza tarihinde henüz … sayılı plaka kaydının yapılmadığı, kazaya karışan araç ile davalıya sigortalı aracın başka araçlar olabileceği incelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …’un temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı
sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve … Anonim Türk Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 10.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.