YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4059
KARAR NO : 2008/5202
KARAR TARİHİ : 10.11.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın … tarafından alkollü olarak kullanıldığı sırada kaza meydana geldiğini, 3. şahsa hasar tazminatı ödediklerini açıklayarak, 2.750YTL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … cevap dilekçesiyle aracı olay tarihinden önce haricen sattığını, poliçede kendi imzasının bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı …’ın trafik poliçesinin tarafı olduğu ispatlanamadığından, davalı …’in ise sigortalı aracın sürücüsü olduğu gerekçesiyle, davalı … … hakkındaki davanın davalı sıfatı yokluğu nedeniyle, davalı … hakkındaki davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davalı …, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığından, hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davalı araç maliki … yönünden dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir. Kaza tarihinde davalı …’ın araç maliki (işleten) olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı sigorta şirketinin, poliçede taraf olan davalı … aleyhine dava açmakta hukuki yararı vardır. Mahkemece alınan raporda bilirkişi, sürücü …’in tam kusurlu hareketi ile karşı şeride tecavüz ettiğini, sürücünün kusurlu davranışını alkolün etkisi altında gerçekleştirdiğini ifade etmiştir. Bu rapora göre … hakkında davanın kabulüne karar vermek gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile davalı … hakkında verilen hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.