YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4136
KARAR NO : 2009/91
KARAR TARİHİ : 20.01.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan …’un müvekkiline olan borcu nedeniyle yaptıkları icra takibi sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait taşınmazı yakını olan diğer davalı …’a düşük bir bedelle sattığını öne sürerek, yapılan tasarrufun iptali ile taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan …, davacının aciz belgesi ibraz etmediğini, borçluyu tanımadığını ve iyi niyetli olduğunu; ayrıca, taşınmazın gerçek bedelini haricen ödediğini savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı … davaya karşı cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu edilen taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline ve davacı alacaklıya haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tasarrufa konu taşınmazın tapudaki satış bedeli 18.000.00 YTL olarak gösterilmesine karşın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 150.000.00 YTL.olduğunun bilirkişi raporunda açıkça vurgulanmasına, İİK’nun 278/2. fıkrasında aktin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği, akitlerin bağışlama hükmünde sayılacağının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, devamlılık arz eden yargısal uygulamalara göre, taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında bir misli ve daha fazla farkın fahiş olarak kabulü gerekmesine; söz konusu maddenin uygulandığı hallerde 3.kişinin iyi niyetli yada borçlunun alacaklısından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği konusunu bilip bilmemesinin önem arzetmemesine; öte yandan 3.kişi olan …’ın taşınmazı gerçek değeri ile satın aldığını vede tapuda gösterilen satış bedelinden ayrı ödemelerde bulunduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davalı …’ın yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 729.00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına 20.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.