YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4149
KARAR NO : 2009/8723
KARAR TARİHİ : 22.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete ZMSS ile sigortalı araçta yolcu bulunan davacının yaralanması nedeniyle kalıcı maluliyet oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000.-TL maluliyetten doğan tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, ZMSS poliçesinde, sigortalı araç her nekadar…adına görünüyor ise de, 7.8.2003 tarihinde yapılan zeyilname ile aracın satışının yapılması nedeni ile sigortalı … olup zorunlu mali sorumluluk sigortası işleten tarafından ileri sürülecek tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, aracın davacı … adına kayıtlı olduğu, davacının araç üzerinde fiili tasarrufunun bulunmadığı, işleten sıfatına haiz olmadığı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile 7.000.-YTL tazminatın 14.1.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı işletene ait araçta yolcu olarak bulunduğu esnada davacının yaralanması nedeniyle maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Diğer yandan; aynı kanunun 92. maddesinde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı dışında kalan hususlar sıralanmış olup, 92/a maddesinde, “işletenin; eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler” 92/b maddesinde ise, “işletenin, eşinin, usul ve füruunun, kendisini evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürülebilecekleri taleplerin” Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir. Keza, bu maddeye paralel olarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Genel Şartlarının A-3 maddesinde de, ZMSS kapsamı dışında kalan hususlar açıklamıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı aracın işleteni olup, araçta yolcu bulunduğu esnada trafik kazası sonucu yaralanmıştır. Davacı
işleten, davalı trafik sigortası karşısında üçüncü kişi olmayıp, sözleşmenin tarafı ve işleten durumundadır.
O halde, yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre davacı işleten 3.kişi konumunda olmadığından davalı trafik sigortası aleyhinde dava açamaz. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … şirketinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 67.20.-TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.