Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4300 E. 2008/5663 K. 22.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4300
KARAR NO : 2008/5663
KARAR TARİHİ : 22.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçla, davalıya ait, sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu sigortalı araçta hasar meydana geldiğini belirterek, sigortalısına ödediği 17.795.23 YTL tazminatın, davalının %75 kusur oranına isabet eden kısmından, trafik sigorta şirketinden tahsil edilen 5.000.00 YTL’nin mahsubu ile bakiye 8.346.42 YTL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olayda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, 8.346.42 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü … ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrı olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranı ve hasarın saptanması da uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmelidir. Bu durumda, uzman olmayan trafik polis memurundan kusur konusunda alınan rapor ile yetinilmesi, davalı davanın reddini istediğine göre hasar konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş, uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan kusur ve hasar yönünden rapor alınarak, varılacak uygun sonuca göre karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.