YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4306
KARAR NO : 2009/179
KARAR TARİHİ : 26.01.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait araç seyir halindeyken, yolda bulunan bir çukura düşmesi neticesinde hasara uğradığını, hasarın birkaç gün sonra fark edilmesi üzerine yetkili servise götürülerek tamir ettirildiğini, çekilen ihtara rağmen davalı sigorta şirketinin ödeme yapmadığını belirterek, 6.119.17 YTL hasar bedeli ve 78.13.00 YTL ihtarname masrafı toplamı olan 6.198.00 YTL’nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, hasarın poliçe kapsamında olup olmadığının değerlendirilebilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin sigortalı tarafından ibraz edilmediğini, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.1.5. maddesi hükmünün ihlal edildiğini, hasarla beyan edilen kaza şekli arasında irtibat bulunmaması nedeniyle davacıya ödeme yapılmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuşutur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça kaza tespit tutanağı tutulmamış ve alkol raporu alınmamış olmakla birlikte, araçtaki hasarın beyan edilen kaza şekliyle uyumlu olduğu, davacının doğru ihbar yükümlülüğünü zamanında yerine getirdiği ve hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığının davalı sigortacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 6.119.17 YTL’nin 16.12.2006 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi, alacağa ticari faiz talep edildiği halde, yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığına ilişkindir.
Taraflar arasındaki ilişki, TTK.’nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına ve bu tür sözleşmeler TTK.’nun 3. ve 4. maddeleri hükümleri uyarınca mutlak ticari davalardan olduğuna göre, somut olayda ticari işlerdeki temerrüt faizi oranına hükmedilmesi gerekir. Davacı vekili dava dilekçesinde “ticari faiz” istemiş olup, 4489 Sayılı Yasa ile değişik 3095 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince ticari işlerde kısa vadeli avanslar için belirlenen faiz oranının uygulanacağı öngörülmüş olmakla, mahkemece bu orana hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmayıp, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2.paragrafının 2.satırındaki “…yasal faizi ile..” yazılı tümcesinin hükümden çıkarılmasına, yerine “…avans faizi ile..” tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 60.00’ar TL temyiz başvuru harcının davalı ve davacıdan alınmasına ve aşağıda dökümü yazılı 247.73 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene davacıya geri verilmesine 26.1.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.