YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4325
KARAR NO : 2009/427
KARAR TARİHİ : 05.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 3.2.2009 salı günü davacı taraftan gelen olmadı, davalı…Sigorta A.Ş. Vekili Av. … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf Avukatı dinlendikten sonra işlerin yoğunluğundan dolayı, dosyanın incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
– K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazası sonucu ağır şekilde hasarlandığını, davalı şirkete olayın ihbarı üzerine eksper incelemesi yapıldığını ve aracın kullanılmaz durumda olduğu bildirilerek teslim alınıp davalı tarafın firmalarına ait otoparka çekildiğini, araç bedelinin ödenmediğini belirterek 21.250 YTL’nin 13.10.2007 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın ağır hasarlı olması nedeniyle onarımı ekonomik olmadığından müvekkili şirkete pert total olarak değerlendirildiğini, müvekkilince yapılan araştırma sonunda, aracın dava dışı… Sigorta A.Ş’ye kaskolu olduğu dönemde 07.02.2006 tarihinde yaptığı kazada yine pert total işlemine tabi tutulup 24.000 YTL araç bedeli ödendiğinin öğrenildiğini, bu nedenle piyasa rayicinin 17.000 YTL olarak tesbit edildiğini, araç halen sigortalının elinde bulunduğundan 4.500 YTL sovtaj bedelinin mahsup edildiğini, bakiye 12.500 YTL hasar bedelinden sigortılının beyanına istinaden, poliçede sigorta piriminden on yıl üstü ehliyet ve 35 yaş üstü kullanıcı indirimi uygulamasına rağmen indirim koşuluna uyulmadığı anlaşılmakla 1.250 YTL daha indirilerek
11.250 YTL ödenebileceği bildirildiği halde davacının bunu kabul etmiyerek dava açtığını, tesbit bilirkişi raporunu kabul etmediğini, davadan önce temerrüde düşürülmediklerini, ihbar ve belgelerin ibrazından itibaren 15 gün inceleme süresi bulunduğunu belirterek, gerçek zarar miktarının üzerindeki talebin reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 21.250 YTL tazminatın 20.10.2007 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-HUMK’nun 275 ve devamı maddelerinde, “mahkemece çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan sigortacı, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirerken, gerçek zararı ödemekle yükümlü olup, Kara Taşıtları Kasko Sigortası…Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde “aracın tam ziyai halinde sigortacının azemi sorumluluk haddini geçmemek üzere hasar alandaki sigorta değeri ödenir. Onarım masrafları sigortalı taşıtın risikonun gerçekleştiği tarihdeki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez bir hale gelirse taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı talep ettiği takdirde sigortacının malı olur” hükmünü düzenlemiştir.
Somut olayda, davalı taraf itirazında, tesbit bilirkişi raporunu kabul etmediğini beyan etmesine rağmen, hasar yönünden uzman bilirkişi incelemesi yapılmadan davacının tek taraflı olarak yaptırdığı ve davalı tarafın kabul etmediği 13.12.2007 tarihli tesbit bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olup, Poliçede düzenlenen %10 indirim şartının da incelenmediği anlaşılmıştır. Sigortalı aracın bu kazadan önce, 07.02.2006 tarihinde yaptığı kaza nedeniyle, açılan hasar dosyasının dava dışı Finanas Sigorta A.Ş.’den ve eldeki somut olay nedeniyle düzenlenen eksper raporu getirtilmemiştir. Ayrıca, davaya konu kasko sigorta poliçesinin özel şartlarına oluşturan ön yüzünde indirimler, sigortalı aracın on yıl üstü ehliyet ve 35 yaş üzeri sürücü tarafından kullanılacağı, davacı … ettiren tarafından bildirilmiş olması sebebiyle, aracın kullanılış şekline ilişkin bu bildirim dolayısıyla primden %10 oranında indirim yapıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin kuruluş aşamasındaki bu bildirime, riziko oluştuğunda sigortalı aracı kullanan davacı sigortalı …’ın, bu şartlara haiz olup olmadığının tesbiti için, sürücü belegesi ile nüfus kaydının getirilmesi cihetine gidilmemiş, davacı sigortalı aracın hasarlı haliyle sigortacıda olduğunu, davalı sigortacıda cevap dilekçesinde, aracın hurda haliyle halen davacının elinde olduğunu idda ettiği halde bu husus yeterince araştırılmamış, aracın hasarlı haliyle kime bırakılacağı tam olarak tesbit edilememiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; dava dışı… Sigorta A.Ş’den sigortalı aracın 07.02.2006 tarihinde karıştığı kaza ile ilgili hasar dosyası, davalı … şirketince düzenlenen eksper raporu, davacının sürücü belgesi, nüfus kaydı gibi bilgi ve bilgiler getirtilmeli ondan sonra, İTÜ’den seçilecek iki makina mühendisi ile bir sigorta hukuku uzmanından oluşturulacak bilirkişi kurulundan, dosya kapsamı, poliçede belirtilen indirim şartlarıda gözetilerek, sigortalı aracın tamirinin ekonomik olup olmayacağı, ekonomik ise, araçtaki zarar miktarının tesbiti, tamiri ekonomik değil ise, pertinin uygun olması halinde, aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri ile sovtaj bedelinin tesbiti, daha önceki kaza nedeniyle araçta oluşan hasarın, onarım masrafına ve değerine etkisinin ne olacağı ve poliçede belirlenen %10 indirim şartları da değerlendirilerek, gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru değil bozma sebebidir.
3-Kabule göre de; Kasko Sigortası…Şartlarının B.3.1.maddesine göre, sigortacı hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tesbit edip, sigortalıya bildirmek zorundadır.
Bu nedenle, davalının en erken ekspertiz raporu düzenlenme tarihinde, gerçek zararı öğrenerek, tanzim yükümlülüğü doğduğu ve bu tarih itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. O halde, mahkemece, faiz başlangıcına ilişkin gerekli inceleme yapılmadan yazılı biçimde 20.10.2007 tarihinden itibaren yasal faize hümkmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 60.00 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalıdan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 5.2.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.