Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4384 E. 2009/1733 K. 26.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4384
KARAR NO : 2009/1733
KARAR TARİHİ : 26.03.2009

MAHKEMESİ :Büyükçekmece Asliye 3.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının maliki bulunduğu ve müvekkili şirkete trafik sigortalı araç davalının idaresinde iken alkollü olarak 3.kişi aracına çarptığını ve … isimli şahsın yaralanmasına neden olduğunu, müvekkilinin poliçe limiti dahilinde ödeme yaptığını, rücu haklarının bulunduğunu açıklayarak, 30.000,00.TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, olayla ilgili olarak ceza mahkemesi dosyasının neticesinin beklenmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 30.000,00.TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik poliçesi gereğince 3.kişiye ödenen işgücü kaybı tazminatının sigortalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de,trafik kazası tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsü davalı …’ın U dönüşü yasağı olan yerde dönüşe geçmesi

üzerine, karşı yönden gelen motorsiklet sürücüsünün bu araca çarpmamak için direksiyon kırdığı ve bu sırada önce yaya …’ya çarptığı ve bilahare sigortalı araca çarptığı ve olayda sigortalı araç sürücüsü davalının % 70 0ranında, motorsiklet sürücüsünün ise % 30 oranında kusurlu oldukları ve olay sırasında davalı sürücünün alkollü olduğu belirlenmiştir. Dosya içerisinde mevcut olan Muğla 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/302 Esas,2006/219 Karar sayılı kararına göre, görevsizlik kararından önce Bodrum Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/1418 Esas sayılı dosyasından olaya ilişkin olarak yapılan keşif ve bilahare alınan 08.03.2005 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda motorsiklet sürücüsünün kavşağa süratli girdiği, U dönüşü yapan davalıya ait otomobilin önünü kapattığı,aracına hakim olamayıp kazaya neden olduğundan 2/8 oranında kusurlu olduğu, davalı-sanığın ise U dönüşü yasağı olan yerde dönüş yapması ve motorsikletin geçişini beklememesi nedeniyle 6/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yargılama sırasında alınan 27.02.2008 tarihli bilirkişi raporunda ise, U dönüşü yasağı olan yerde davalının dönüş yapması nedeniyle motorsiklet sürücüsünün sürüş seyrinin bozulduğu, kontrolü kaybettiği,önce yaya …’ya, sonra da davalı aracına çarptığı ve olayda davalının % 100 oranında kusurlu olduğu ve olayda kazayı tetikleyen tek ve asli sebebin davalının almış olduğu 155 promil oranındaki yüksek alkol olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, sürücülerin olaydaki kusur oranları konusunda çelişkiler meydana geldiği gibi,davalının almış olduğu alkolün kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olup olmadığı konusunda da çelişki meydana gelmiştir. O halde, mahkemece yukarıda sözü edilen ceza mahkemesi dosyasının getirtilerek, dosyanın içlerinde nöroloji uzmanının da bulunduğu ve diğerleri İstanbul Teknik Üniversitesi ya da Karayolları Fen Heyetinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdii ile sürücülerin kusur oranları yönünden mevcut çelişkilerin giderilmesi ve açıkça kazada davalının almış olduğu alkolün münhasıran etkili olup olmadığı hususlarında yeniden rapor alınarak ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; 3.kişi mağdur …’ya davacı sigortaca ödenmesi gereken işgücü kaybı tazminatının belirlen-

mesi yönünden ve HUMK.nun 275.maddesi uyarınca aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınmadan, davacı şirket tarafından aldırılan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak karar verilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 60.00.-TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 26.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.