Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4477 E. 2008/4910 K. 27.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4477
KARAR NO : 2008/4910
KARAR TARİHİ : 27.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan … …’un müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında alacağın tahsilini güçleştirmek amacıyla kendisine ait taşınmazları akrabası olan diğer davalı …’a muvazaalı olarak sattığını öne sürerek satış işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan … …’un mirasçılarının mirası reddetmeleri nedeniyle davaya dahil edilen 2.zümre mirasçılarda mirası reddettiklerini bildirmişlerdir.
Mahkemece 42, 2465, 2242, 2243, 2314, 2315, 2421, 3222, 4119 ve 4144 sayılı parsellerle ilgili davanın bu parseller yönünden borçlu tarafından davalı …’a yapılmış bir satış işleminin bulunmaması nedeniyle reddine, 82, 3897 ve 4123 sayılı parsellere ilişkin yapılan tasarrufların asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 10 adet taşınmazın borçlu … … tarafından 3. kişi satın alan …’a satılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin bu kabulü dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir. Tapu Sicil müdürlüğünden getirtilen resmi akit tablolarından dava ve temyize konu bu 10 adet taşınmazın 24.12.1999 tarihinde borçlu … … tarafından dava-
lılardan …’a satılmış olduğu anlaşılmakla mahkemenin bunun aksine bir gerekçeyle davanın reddine karar vermiş olması doğru olmadığı gibi, davalılardan … … mirasçılarının mirası reddetmeleri nedeniyle davacı tarafın isteği üzerine miras şirketine mümessil tayin edilmiştir. Miras Şirketine tayin edilen mümessil M.K.nun 612. maddesine göre terekeyi resmen tasfiye etmekle yükümlüdür. Bu durumda mahkemece davanın reddedilen kısmı yönünden terekenin resmen tasfiyesinin sonucu beklenilmeli, tasfiye sonucunda davacının alacağı karşılanmadığı takdirde … … ile … arasındaki yakınlık İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre araştırılmalı, taşınmazların tasarruf tarihindeki gerçek değerleri belirlenerek bu değer tapuda gösterilen bedel ile karşılaştırılmalı, … satın aldığı taşınmazları elden çıkarmış olduğundan davacı taraf satın alan bu kişileri davaya dahil etmediği takdirde davacının davasının İİK.nun 283. maddesine göre bedele dönüşeceği düşünülmeli, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün 42, 2465, 2242, 2243, 2314, 2315, 2421, 3222, 4119 ve 4144 sayılı parsellere ilişkin olarak BOZULMASINA 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.