YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4550
KARAR NO : 2009/221
KARAR TARİHİ : 27.01.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, müvekkili şirkete kasko sigortalı kamyonun 11.3.2007 tarihinde Bandırma’da çalındığını, 4.4.2007 tarihinde Ankara’da …’ın arazisi içinde kasası kesilmek üzere iken yakalandığını, davalı …’ın aracı alan kişi olduğunu, davalıların hırsızlık fiilini gerçekleştirmeleri veya aracı parçalamaları sırasında verdikleri hasar nedeniyle sorumlu olduklarını belirterek, 6.158,41.-YTL’nin, 9.5.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar …, , … ve … ve …, aracın hırsızlık malı olduğunu bilmediklerini, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalılar hakkında Ankara C.Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonunda kavuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davalıların hırsızlıkla ilgilerinin tespit edilemediği ve bu malı hırsızlık ürünü olduğunu bilerek satın aldıklarına dair delil bulunmadığı, haksız fiille failler arasında yeterli bağ kurulamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davada sigortalıya ait … plakalı aracın çalındıktan sonra davalılar tarafından vinç yapılmak üzere kesilirken yakalandığını, davalıların hırsızlık fiilini gerçekleştirmeleri veya aracın parçalanması sırasında verdikleri hasar nedeniyle sorumlu olduklarını belirterek, talepte bulunmuştur. Ankara C.Bassavcılığı’nın 2007/65088 sayılı dosyası ile davalılar hakkında hırsızlık malı bulundurmak suçu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, bu karara dayanılarak mahkemece, haksız fiille failler arasında yeterli bağ kurulamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden davalı …’ın aracı haricen satın aldığı, resmi satışı yapılmadan aracın vinç olarak kullanılması amacıyla kesilirken yakalandığı anlaşılmış ve araçta bu nedenle meydana gelen hasar bedeli sigortalıya ödenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 20/d maddesi gereğince noter aracılığı ile yapılmayan satış işlemleri aracın mülkiyetini değiştirmez. Aracın resmi satışı yapılmadan araçta meydana gelen zararlardan zarar veren kişi araç sahibine karşı sorumludur. Dosya kapsamındanda aracın hırsızlık malı olduğu da anlaşıldığına göre, davalılar araca verdikleri zararlardan araç sahibine karşı haksız fiil faili olarak sorumludurlar. Açıklanan hususlar gözetilerek mahkemece, araçta davalıların fiili nedeniyle meydana gelen zararların belirlenmesi için konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilip, davalıların sorumluluklarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, eksik inceleme ve araştırma ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.