Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4679 E. 2008/5012 K. 31.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4679
KARAR NO : 2008/5012
KARAR TARİHİ : 31.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … … hakkındaki icra takibinin karşılıksız bırakılması amacıyla … mahallesi 4255 ada 9 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın, 24.5.2005 tarihinde borçlunun babası muris …. tarafından borçlunun annesi davalı …’na satıldığını, satışın alacaklıdan mal kaçırma amacıyla ve borçlunun saklı payı ihlal edilerek muvazaalı yapıldığını belirterek, davalı … adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile borçlu … … ile birlikte müşterek davalılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … …, tereke ile ilgili olduğundan davanın tüm mirasçılara karşı açılması gerektiğini, tenkis davası olarak nitelendirilmesi halinde 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, borçlunun mirasın açıldığı tarihte aciz halinde olmadığını, kefalet ilişkisinden doğan borcu bulunmadığını, taşınmazın sağlar arası işlemle devredildiğini, taşınmazı annesinin kullandığını, kendisinin ve diğer varislerin ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, dava sebebinin açıklanması gerektiğini, dava ve talebin terekeyle ilgili olması nedeniyle tüm varislere husumet yöneltilmesi, muris muvazaasına dayalı tenkis davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, borçlunun aciz halinin gerçekleşmediğini, murisin davacıya borcu olmadığını, satış işleminin sağlar arası ve bedelli bir işlem olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalı …’ın alım gücünün olduğu, dava konusu dairenin alımı sıra-
../..

sında da katkısının olduğu, murisin ölmeden önce eşine vefa duygusuyla temlikte bulunduğu, muris muvazaasının söz konusu olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı …’nun taşınmazı eşinden bedel ödeyerek aldığı düşüncesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç, dosyadaki delil, bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir. Mahkemenin bedel ödendiğine ilişkin gerekçesinin kanıtları yeterli değildir. Dinlenen tanıklar da davalı …’nun mal varlığı ile ilgili açıklamalarda bulunmuşlar; ancak, taraflar arasında ödemenin yapıldığına dair yeterli beyanda bulunmamışlardır. Muvazaa iddiasında bulunan davacı taraf yönünden, bağlayıcı nitelikte herhangi bir delil de toplanmamıştır. Dava Medeni Kanunun 562. maddesiyle ilgilidir. Miras bırakan tasarruf edebileceği kısmı aştığında payı zedelenen mirasçı … veya mirasın geçtiği tarihte elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılar, alacaklarını elde edebilmek için mirasçıya tanınan süre içerisinde tenkis davası açabilirler. Somut olayda davacı taraf, borçlu davalı … … aleyhine Ankara 1. İcra Müdürlüğünde 2005/4107 nolu dosyayla takip yapmış ve alacağı tahsil edememiş, icra müdürlüğünden bu davayı açması için yetki belgesi almıştır (İİK md.99). Bu durumda mahkemece muris Kamil Nedim Kamiloğlu’nun eşi …’na ölümünden çok kısa bir süre önce yaptığı taşınmaz satışının bedelsiz olabileceği üzerinde durulmalı ve sonucuna göre davanın kabulü düşünülmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 31.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.