YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4681
KARAR NO : 2009/770
KARAR TARİHİ : 19.02.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı … şirketine kasko sigortalı müvekkiline ait araçta fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydı ile meydana gelen 5.000 YTL hasar bedelinin, olay tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş; 12.12.2006 tarihli ıslah dilekcesiyle talebini 438 YTL daha artırarak toplam 5.438 YTL’nin olay tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, hasar ihbarından sonra yapılan araştırmada kazayı gören ve bilen kimse bulunmadığını, kazanın beyan edildiği şekilde ve yerde olmadığının tesbiti ile hasarın reddedildiğini, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, olay tarihinden avans faizi istenemiyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.400 YTL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazı yönünden;
1-HUMK’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2008 tarihinden itibaren 1.250,00 YTL’ye çıkarılmıştır. Davacı yönünden davanın reddedilen bölümü 1.038 YTL olup, temyize konu karar 17.04.2008 tarihinde verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temiyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince; davalı vekili hükmü HUMK’nun 433. Maddesi gereğince katılma yolu ile temyiz etmiştir. Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır (ona tabidir.) Hükmü asıl temyiz eden davacı tarafın temyiz ettiği karar, reddedilen miktar yönünden kesin olup temyizi kabil olmadığından davalı vekili temyize cevap dilekçesi ile hükmü temyiz edemez. Bu nedenle davalı vekilinin de katılma yolu ile temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda l nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı davalıya geri verilmesine 19.02.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.